YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/23078
KARAR NO : 2017/13385
KARAR TARİHİ : 05.06.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; 01.09.1988’den itibaren davalı ajansta redaktör olarak çalıştığını, emekli olduğunu, Türkiye Gazeteciler Sendikasına ve davalı sandığa üye olan davacının davalı sandıkta birikmiş alacağı bulunduğunu, sandık tüzüğünün 10. maddesi gereğince, davacının birikmiş alacağının emeklilik tarihinde emeklilik şartlarına göre ödenmesi gerektiğini, yapılan kısmi ödeme sonrası müvekkilinin yaklaşık 41.000,00 TL civarında bakiye alacağının bulunduğunu, emekli olanlara yapılan sandık tazminatı ödemelerinin davalı ajans bütçesinden karşılandığını, 04.10.2011’de emekliliğe zorlanan çalışanların emeklilik sonrası ödemelerinin taksitler halinde ve kısmen yapıldığını öne sürerek bakiye ana para alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … vekili, davacının sandık tüzüğünün 10. maddesinden yararlanamayacağını, SGK’ya göre emekliliğe hak kazanmış olsa dahi tekaütlük yaşını (65 yaş) doldurmadığını, daha önce 10. madde kapsamında yapılan ödemelerin hatalı olduğunu, diğer davalı işverenin dahil olmayan konuda işyeri uygulaması nedeniyle çalışma şartı oluştuğundan bahsedilemeyeceğini; diğer davalı … vekili ise, davalı sandığın davalı ajanstan ayrı bir tüzel kişiliği ve borç verme yönetmeliği bulunduğunu, davalı ajansın bütçesinin, mali ve idari yönetiminin, vergi numarasının, ticari sicil kaydının ve organizasyon şemasının tamamen farklı olduğunu, davacının davalı ajansa yatırdığı bir tutar bulunmadığını, … Ajansı’nın davalı sıfatının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı sandığın amacı ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Dernekler Başlıklı 56 vd. hükümlerine göre kurulmuş olması ve davalıların farklı tüzel kişiliklerinin bulunduğu dikkate alındığında aralarında organik bağ bulunduğundan bahisle davacı alacağından davalıların müteselsilen sorumlu oldukları yönündeki iddianın yerinde bulunmadığı, davalılardan … Ajansı aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddi gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplanan davacı alacağının davalılardan …’ndan tahsili gerektiği gerekçesiyle davalı … yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, diğer davalı yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı … vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca, 4857 sayılı Kanuna göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında, iş sözleşmesinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir.
Dosya içeriğine göre, Türkiye Gazeteciler Sendikasına ve davalı sandığına üye olan davacının davalı … Ajansında redaktör olarak çalışıp emekli olduğunu, davalı sandıkta birikmiş alacağı bulunduğunu öne sürerek sandık yardım alacağının tahsilini talep ettiği görülmektedir. Belirtilen nedene dayalı olarak hem davalı işverene hem de …’na açılmış iki ayrı dava sözkonusudur. İş ilişkisine dayalı olduğu öne sürülerek davalı işveren … Ajansı Anonim Şirketi’ne karşı açılan davada iş mahkemeleri görevlidir. Davalı … Vakfı ile davacı arasında sandık tüzüğünün uygulanmasından doğan davaya bakma görevi ise genel mahkemelere aittir.
Davalı Sandığın, 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi 77/A maddesi uyarınca kurularak, yararlananlarına belirli şartlar altında ekonomik ve mali olanaklar sağlamayı amaçladığı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.12.2006 gün 2006/18-820 esas, 810 karar, 29.09.2010 gün 2010/10-382 esas, 441 karar sayılı kararlarında da belirtildiği gibi; davalı sandığın Türk Kanunu Medenisi hükümlerine göre kurulduğu dikkate alındığında, Mahkemece sandık yardımı alacağının tahsili istemiyle davalı işverene yönelik açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmaktadır.
Davalı sandıkla birlikte sorumlu olduğundan bahisle dava açılan … Ajansı ile davacı arasında sandık yardımı alacağından kaynaklanan bir ilişki bulunmadığı, bu alacağın tahsili istemiyle işverene açılan davaların husumetten reddi gerekeceği dikkate alındığında; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 166. maddesi uyarınca bu davaların birlikte görülme olanağı bulunmadığı, sandık tüzüğünün uygulanmasından doğan davalara bakma görevinin genel mahkemelere ait olduğu sonucuna varılmaktadır.
Hal böyle olunca, Mahkemece davalı … aleyhine açılan davanın görev dava şartı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, davalı Sandık hakkında açılan dava yönünden işin esasına girilerek karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.06.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.