Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/23881 E. 2017/28323 K. 11.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/23881
KARAR NO : 2017/28323
KARAR TARİHİ : 11.12.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının eşinin 13/05/2014 tarihinde Soma’da meydana gelen maden kazasında vefat ettiğini, müteveffanın 2004 yılından beri davalı iş yerinde yeraltı işçisi olarak çalıştığını, TKİ Ege Linyit İşletmesi Müessese Müdürlüğünün kömür üretme işini ihale usulü ile alt işverenlere verdiğini, bu ilişkinin muvazaalı olduğunu, bu nedenle davalıların müşterek sorumluluğunun bulunduğunu, talep edilen kıdem tazminatının toplu iş sözleşmesine göre belirlenen aylık 3.000,00 TL üzerinden hesaplanması gerektiğini belirterek kıdem tazminatı alacağının davacının miras payına düşen oranda davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı TKİ vekili, zamanaşımı defii ve husumet itirazında bulunarak açılan davanın reddini savunmuştur.
Davalı …., meydana gelen maden kazasının soruşturma dosyasının hala devam etmekte olduğunu, bilirkişi raporunun henüz tanzim edilmediğini, şirketin şirketin kazanın meydana geldiği maden ocağında alınması gereken tüm tedbirleri aldığını, işçilere işe girişlerinde, iş devam ederken gerekli eğitimlerin verildiğini, iş güvenliği için lazım olan her türlü malzemenin personele temin edildiğini, gerekli kontrollerin ve risk değerlendirme çalışmalarının zamanında yapıldığını, kazanın meydana geldiği ocağın kamu kurumları tarafından denetime tabi tutulduğunu, soruşturma dosyasının sonucunun beklenilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının miras payı oranında kıdem tazminatı isteğinde bulunduğu, miras bırakan …’un ölüm tarihi itibariyle terekenin elbirliği mülkiyeti hükümlerin tabi olduğu ve davacı dışında da mirasçıların bulunduğu, el birliği mülkiyetinde ortaklardan birinin terekenin korunmasına ilişkin açtığı davalarda diğer ortakları temsil yetkisinin bulunduğu, alınacak hüküm sonucundan diğerlerinin de yararlanacakları, ancak terekeye giren mal varlığı değerlerine ilişkin açılacak davalarda Türk Medeni Kanunun belirtilen maddesi hükmünün uygulama yeri bulunmadığı, bu tür davalarda mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunduğu, yani el birliği mülkiyetinin hukuksal yapısı gereği değinilen hukuksal nedenlerle pay oranında açılan davanın dinlenebilme olanağı bulunmadığı, terekede hak sahibi olarak davacı dışında dava dışı mirasçıların da bulunduğu, davaya sonradan diğer mirasçıların katılmasına (icazet vermesine) veya onlar adına atanacak bir tereke temsilcisinin, bir mirasçının yalnızca kendi payına yönelik açtığı davaya katılmak suretiyle davayı sürdürmesine de olanak bulunmadığı, davacının kendi payına hasren tek başına dava açamayacağı gerekçesiyle davanın aktif husumet ehliyeti nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan ve bu davada öncelikle çözümlenmesi gereken sorun, mirasbırakanın hak kazandığı ileri sürülen işçilik alacakları açısından mirasçının kendi payına yönelik dava açma hakkının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, davacının eşi davalı nezninde yeraltı işçisi olarak çalışırken 13/05/2014 tarihinde Soma’da meydana gelen maden kazasında vefat etmiş olup, dosyaya sunulan veraset ilamından mirasbırakanın davacı dışında başka mirasçılarının da bulunduğu anlaşılmaktadır. Genel olarak miras bırakanın alacakları, hakları ve malları mirasçılarına geçer. Mirasçılar bu mal ve haklara ilişkin davaları kendileri açabilirler. Bu durumda mirasçılar davayı birlikte açabilecekleri gibi mirasçılardan her biri tek başına da dava açabilir. Ancak mirasçının tek başına dava açması durumunda miras payı oranında hüküm kurulması gerekir. Bu husus gözetilmeden davacının kendi payına hasren dava açamayacağı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11.12.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.