Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/27114 E. 2015/29325 K. 20.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/27114
KARAR NO : 2015/29325
KARAR TARİHİ : 20.10.2015

Y A R G I T A Y İ L A M I

MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA : Davacı, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı ve davalı A.. B.. avukatları tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı belediyede bekçi olarak çalıştığı dönemlerde yirmi dört saat çalışma ve kırksekiz saat dinlenme esasına göre çalıştığını, bu dönemde yaptığı fazla çalışmaların ve genel tatil çalışmalarının karşılığının ödenmediğini ileri sürerek, fazla çalışma ve genel tatil alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Bakanlık, davanın reddini istemiştir.
Davalı belediye, davacının tüm işçilik alacaklarının toplu iş sözleşmesi gereği hesaplanarak davacıya ödendiğini, davacının belediyeden alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, Milli Eğitim Bakanlığı yönünden davanın husumet yokluğundan reddine, Belediye yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı ve davalı ….. Belediyesi temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalı belediyenin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı işçinin istek konusu süre içinde genel tatil ücreti isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Genel tatil alacağının uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtayca son yıllarda indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır. Ancak, genel tatil çalışmasının taktiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Somut olayda; davalının genel tatil alacağı tanık anlatımına göre hesaplanmasına rağmen, mahkemece uygun bir takdiri indirim yapılmadan sonuca gidilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
3. Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 74 ve 75 ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un 25 ve 26. maddeleri uyarınca hakim, dava veya cevap dilekçesinde bildirilen vakıalarla bağlı olup, tarafların bildirmediği vakıaları kendiliğinden inceleyemez ve onları hatırlatabilecek davranışlarda dahi bulunamaz. Tarafların talep sonuçları ile bağlıdır, ondan fazlasına veya başka şeye karar veremez.
Somut olayda; davacı vekili dava dilekçesinde kırkbeş saati aşan her çalışmanın %50 zamlı olarak hesaplanıp ödenmesi gerektiğini ileri sürerek fazla çalışma alacağı talebinde bulunmuştur. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise fazla çalışma alacağının işyerinde yürürlükte olan toplu iş sözlemesi gereği %100 zamlı olarak hesaplandığı anlaşılmaktadır. Davacı vekilince dava dilekçesinde fazla çalışma alacağının %50 zamlı olarak hesaplanıp hüküm altına alınması talep edildiğine göre; fazla çalışma alacağının talebi aşar şekilde %100 zamlı olarak hesaplanması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4-Davalı belediye tarafından kanuni süresi içinde ıslaha karşı zamanaşımı def’inde bulunulmasına rağmen, mahkemece ıslaha karşı zamanaşımı def’i dikkate alınmadan karar verilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 20.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.