YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/32558
KARAR NO : 2015/34603
KARAR TARİHİ : 15.12.2015
Y A R G I T A Y İ L A M I
MAHKEMESİ : Edirne İş Mahkemesi
TARİHİ : 29/09/2015
NUMARASI : 2015/106-2015/382
DAVA : Davacı, kıdem, ihbar tazminatı, fazla mesai, haftasonu tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının davalı iş yerinde 12.10.2002 tarihinde kaloriferci olarak çalışmaya başladığını 14.06.2011 tarihinde işverence bildirilen ihbarnamede iş sözleşmesinin 15.08.2011 tarihinde sonlandırılacağı yazılı olduğu halde ihbar süresinin bitimi beklenmeden iş sözleşmesinin feshedildiğini beyanla kıdem, ihbar ve bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının hiçbir alacağının bulunmadığını beyanla açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı tarafça temyizi üzerine, Dairemiz tarafından yapılan incelemede karar, ”…fazla mesai hesabının, davacının fazla çalışma yaptığı kış dönemlerinde ödeme yapılan aylar dışlanmak suretiyle yapılacak hesaplamaya göre hükmedilmesi ve Kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine, vekalet ücretine hükmedilmesi…” gerekçeleri ile bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda alınan ek bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinde; tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) tarifenin üçüncü kısmına göre belirleneceği ancak hükmedilen ücretin kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceği düzenlenmiştir.
Somut olayda, mahkemece davacının reddedilen alacak miktarı 741,16 TL’dir. Mahkemece davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesine uyarınca reddedilen alacak miktarına göre 741,16 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Hükmün 7. fıkrasının silinerek yerine “7-741,16 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 15.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.