Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2015/32950 E. 2015/34779 K. 17.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/32950
KARAR NO : 2015/34779
KARAR TARİHİ : 17.12.2015

Y A R G I T A Y İ L A M I

MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA : Davacı, borçlu olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme, davanın reddine karar vermiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 01.01.2009 tarihli sözleşmeye istinaden dava dışı Özel B. Sağlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi nezdinde 15.000,00 TL ücretle genel cerrahi uzmanı olarak çalıştığını, bu çalışma dönemine ait işçilik alacaklarının tahsili için İcra Müdürlüğünün 2009/1737 esas sayılı takip dosyası üzerinden bu şirket aleyhine takip başlattığını, Özel B. Sağlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketinin borcu bulunmadığı iddiasıyla takibe itiraz ederek takibin durduğunu, haricen yapılan araştırmada Özel Başaran Sağlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi sahiplerinin kendisinin ve bir kısım çalışanın alacaklarını ödememek amacı ile davalı Özel B. Sağlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketini kurduklarını ve aynı hastaneyi çalıştırmaya devam ettiklerini, her iki şirket arasında organik bağ bulunmasının anlaşılması üzerine Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/120 esas sayılı dava dosyasıyla itirazın iptali ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 179. maddesi gereği alacağın tahsili talepli dava açıldığını, Özel B. Sağlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketinin diğer borçlu şirket gibi İcra Müdürlüğünün 2009/1737 esas sayılı icra takip dosyalarında görülen alacaktan şimdilik 32.700,00 TL üzerinden tüm faizleriyle beraber davacıya borçlu olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin tüm hakların saklı tutularak 32.700,00 TL’sinin davalıdan alınarak faizleri ile beraber ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının Özel B. Sağlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketine bağlı gerçekleşen çalışma süresine ilişkin işçilik alacaklarından sorumlu tutulamayacağını, şirketler arasında işyeri devrinin varlığı kabul edilse dahi 818 sayılı Kanun’un 179. maddesi
gereğince müvekkili şirketin sorumluluğunun iki yıl süre ile sınırlı olduğunu, dava tarihi itibari ile yasada öngörülen iki yıllık sorumluluk süresi dolduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davanın derdestlik sebebi ile de reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı işyerinin dava dışı Özel B. Sağ. Hiz. Ltd. Şti. tarafından davalı şirkete devredildiği, davalı şirketin devralan işveren olması sebebiyle 818 sayılı Kanun’un 179. maddesi gereğince İcra Müdürlüğünün 2009/1737 esas sayılı icra takip dosyası ile kesinleşen işçilik alacağından sorumlu olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, İcra Müdürlüğünün 2009/1737 esas sayılı takip dosyası yönünden, davanın derdestlik sebebi ile reddi gerektiği gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyan mahkemece, İcra Müdürlüğünün 2009/1737 esas sayılı takip dosyası yönünden davanın derdestlik sebebi ile reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
2.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.02.1988 tarihli 197/2-520 esas, 1988/89 karar sayılı kararında, yargıtayca temyiz incelemesinin yapıldığı sırada dosyada bulunan bir belgenin gözden kaçırılması, maddi hata sebebi olarak açıklanmıştır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kökleşmiş içtihatları maddi hataya dayanan bozma ya da onama ilamının usuli kazanılmış hak oluşturmayacağı yönündedir (Yargıtay HGK17.012007 tarihli 2007/9-13 esas 2007/17 karar ve Yargıtay HGK 25.06.2008 tarihli 2008/11-448 esas, 2008/454 karar).
Ayrıca belirtmek gerekir ki, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve 1957 /13 esas, 1959 karar ve 09.05.1960 tarihli 1960/21 esas, 1960/9 karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere Yargıtayca maddi hata sonucunda verilen bir karara mahkemece uyulsa dahi usuli kazanılmış hak oluşmaz.
Somut olayda, her ne kadar Dairemizce İcra Müdürlüğünün 2009/1737 esas sayılı takip dosyası yönünden davanın derdestlik sebebi ile reddi gerektiği gerekçesiyle bozma yapılmış ise de söz konusu takibin borçlusunun dava dışı Özel B. Sağlık Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. olduğu, davacı tarafından bu takip yönünden açılan ve Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/120 esas sayılı dosyası ile görülen itirazın iptali davasında ise davalı Özel B. Sağlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi yönünden davanın reddine karar verildiği, kararın davacı tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 10.07.2014 tarihli ve 2012/31191 esas ve 2014/24712 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmakla; İcra Müdürlüğünün 2009/1737 esas sayılı takip dosyası yönünden, davalı Özel B. Sağlık Hizmetleri Ticaret Limited Şirketi aleyhine başlatılmış usulüne uygun bir takip olmadığı gibi, davalının icra takibinde taraf sıfatı bulunmadığı ve takip yönünden açılan davada davalı yönünden derdestlik durumunun oluşmayacağı açıktır. Hal böyle olmasına rağmen, Dairemizce maddi hataya dayalı olarak İcra Müdürlüğünün 2009/1737 esas sayılı takip dosyası yönünden derdestlik sebebi ile davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmuş olması, yukarıda açıklandığı üzere davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturmaz.
Davalı şirketin İcra Müdürlüğünün 2009/1737 esas sayılı takip dosyası üzerinden yürütülen icra takibinde taraf sıfatı bulunmamaktadır. Davalı, her ne kadar işletmeyi devraldığı tarihten önce doğan işçilik alacaklarından sorumlu ise de, ilgili icra dosyası ile talep edilen işçilik alacaklarına ilişkin itiraz hakkını kullanma imkanı kendisine tanınmadığından, takibe konu alacak miktarının davalı şirket yönünden kesinleştiği kabul edilemez. Bu sebeple davaya konu ücret alacağı miktarının belirlenmesi açısından, taraflara tüm delillerini bildirmeleri için süre tanınmalı ve bildirilen deliller doğrultusunda İcra Müdürlüğü’nün 2009/1737 esas sayılı takip dosyası yönünden gerekli araştırma yapılarak sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.