YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/16412
KARAR NO : 2017/15656
KARAR TARİHİ : 03.07.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İŞÇİ İLE İŞVEREN İLİŞKİSİNDEN KAYNAKLANAN
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatlarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Açmış olduğu birleşen dava ile bakiye kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, davacının en son davalı şirkette çalıştığı zamandan davanın açıldığı tarihe kadar geçen süre dikkate alındığında alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının son çalıştığı şirketle davalı arasında bir bağlantı bulunmadığını beyanla davanın ve birleşen davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davalının son işvereni ile davalı işveren arasında irtibat bulunmadığı, davalı işveren yanındaki son çalışmasından davanın açıldığı tarihe kadar geçen süre içerisinde alacakların zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen karar, davacı tarafın temyizi üzerine, dairemizin 17.12.2012 tarih, 2012/9468 esas, 2012/28437 karar sayılı ilamı ile bozulmuştur. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda dava ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki ilk uyuşmazlık, yabancı dilde düzenlenen ve miktar içeren ibranamelere itibar edilip edilmeyeceği konusundadır.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece, “final settlement and release” başlıklı, ingilizce düzenlenmiş ibranamelerin makbuz hükmünde olduğu kabul edilmiş ve belge üzerinde yazılı miktarların davacıya ödendiği kabul edilerek yapılan hesaplama doğrultusunda hüküm kurulmuştur.
Davacı vekili, yabancı dilde hazırlanmış ibranamelere geçerlilik tanınamayacağını, söz konusu belgelerin Suudi Arabistan’dan çıkış yapılabilmesi için işçiye imzalatıldığını, içerikte yazılı miktarın ödenmediğini ileri sürmektedir. “final settlement and release” başlıklı davacı tarafından imzalanmış ibranameler İngilizce düzenlenmiş olup, davacının söz konusu yabancı dili bildiği kanıtlanmamıştır. Bu halde, belgelerin işçi tarafından anlaşılabilmesi ve değerlendirilebilmesi mümkün değildir. Davalı vekili, duruşmadaki beyanında, ödemelere ilişkin banka kaydı sunma durumu da bulunmadığını belirtmiştir. Anılan sebeple, yabancı dilde düzenlenen ibranameler geçersiz kabul edilerek sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
3-Davacı ve davalı arasındaki diğer uyuşmazlık, davacının aylık ücretinin miktarı konusundadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesinde; “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Davacı, yemek, barınma ve ısınma dışında, en son net 7,5 Suudi Arabistan Riyali saat ücreti karşılığı çalıştığını iddia etmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, talep konusu alacaklar, yemek ve barınma dışında brüt 8,50 Riyal saat ücretine göre hesaplanmıştır. Mahkemece bu kabule göre hesaplanan miktarların net olduğu açıklanarak karar verilmiştir. Buna göre, davacının saat ücreti konusunda talebi aşılarak hüküm kurulmuş olması hatalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.07.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.