YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/17528
KARAR NO : 2019/14712
KARAR TARİHİ : 02.07.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin kuruma bağlı hastanede temizlikçi ve bahçıvan olarak alt işveren şirketler nezdinde çalıştığını iş akdini emeklilik nedeniyle feshettiğini belirterek kıdem tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekilleri husumet itirazı ve zamanaşımı def’inde bulunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2- Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde, hakimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup, madde uyarınca, hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davalıya ait işyerinde 01.07.2002-31.05.2014 tarihleri arasında çalışması bulunan davacının kıdemine göre hak ettiği yıllık ücretli izin süresinin 160 gün olduğu belirlenerek bu sürenin 18,5 günü izin kullandığının kabulü ile bakiye yıllık ücretli izin karşılığı alacak hesabı yapılmıştır. Ne var ki; davacının işe başladığı 01.07.2002 tarihinden dosya içerisinde bulunan belgelere göre 2013 yılına kadar geçen çalışma süresi boyunca hiç izin kullanmamış olması hayatın olağan akışına aykırı olduğundan ayrıca dosya kapsamında dinlenilen davacı-davalı taraf tüm tanıklar davacının yıllık izinlerini kullandığı şeklinde beyanda bulunduklarından hakimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde; mahkemece, 2002-2013 yılları arasında izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün yıllık izin kullandığı iş akdinin son bulduğu tarihe kadar toplamda kullanmadığı ne kadar yıllık ücretli izin süresi olduğu konusunda davacı asilin beyanı alınmalı bundan sonra sonucuna ve tüm dosya kapsamına göre bir karar verilmelidir.
Bu husus gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 02.07.2019 gününde oybirliği ile karar verildi.