Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2016/27110 E. 2017/5293 K. 14.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/27110
KARAR NO : 2017/5293
KARAR TARİHİ : 14.03.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı vekilince istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.03.2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına vekili Avukat … geldi. Karşı taraf adına ise kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, asıl davada, müvekkili işçinin fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil, ilave tediye, yıllık izin, hafta tatili, ücret farkı, bayram yardımı, iş riski ve sorumluluk zammı alacaklarının; birleşen davada ise gece zammı alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur. Bozmaya uyma kararı verilerek devam edilen yargılama neticesinde, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut uyuşmazlıkta, mahkemece verilen ilk hüküm davalı tarafın temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur. Bozma ilamında, çalışma düzenine bağlı alacakların salt husumetli tanık anlatımlarına itibar edilerek kabul edilmesinin hatalı olduğu belirtilmiş ve karar bu yönden araştırmaya yönelik olarak bozulmuştur. Bozma ilamının, çalışma düzenine bağlı olan fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile gece zammı alacağına ilişkin olduğu açıktır.
Mahkemece, bozmaya uyma kararı verilerek devam edilen yargılama neticesinde, salt husumetli tanık anlatımlarına dayanılarak karar verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesi açıklanarak, dava konusu tüm alacaklar reddedilmiştir. Ne var ki, dava konusu alacaklarda ispat yükümlülüğü birbirinden farklılık göstermektedir. Bozma ilamı da, işçinin çalışma düzenine ilişkin olan fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile gece zammı alacağına yönelik taleplere dairdir. Mahkemece bu yöne dikkat edilmeden ve bir ayrım yapılmaksızın aynı gerekçeyle sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
Bu halde yapılması gereken, bozma kapsamında bulunmayan, ilave tediye, yıllık izin, ücret farkı, bayram yardımı, iş riski ve sorumluluk zammı alacakları yönünden, bozmadan önceki 04.12.2014 tarihli hükümdeki (gerekçe dahil) gibi, hüküm sonucu tesis etmektir.
Çalışma düzenine bağlı olan fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücretleri ile gece zammı alacaklarına yönelik taleplerin değerlendirilmesine gelince; fazla çalışma, gece çalışması, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının yapıldığını ispat yükü davacı üzerinde olup, salt husumetli tanık anlatımlarına dayanılarak söz konusu alacakların varlıklarının kanıtlanamayacağının kabul edilmesi yerindedir. Ancak davacı vekili, aynı mahkeme tarafından verilmiş ve Yargıtay’ın temyiz incelemesinden geçmiş, aynı işyerinde ve görevde çalışan işçiler hakkındaki emsal kararlara da dayanmıştır. Bu halde, davacı vekilince emsal olduğu iddia edilen, temyiz incelemesinden geçmiş davaların dosyaları incelenmeli, davacının görevine de dikkat edilerek emsal olup olmadığı belirlenmeli, emsal olduğunun anlaşılması halinde ise söz konusu kararlardaki çalışma düzeni (fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile gece zammı alacakları hakkındaki) kabulleri ve kararların temyiz incelemesi sonuçları değerlendirmeye tabi tutularak anılan alacaklar bakımından bir sonuca gidilmelidir. Mahkemece bu yönde bir değerlendirme yapılmadan karar verilmesi hatalı olmuştur.
Yukarıda yazılı sebeplerden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 1.480,00 TL duruşma vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.