YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/27819
KARAR NO : 2017/2681
KARAR TARİHİ : 20.02.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Dairemizce verilen (03.07.2014 tarihli) birinci bozma kararının dosya içeriğine uygun olmasına rağmen bu bozma kararına uyularak mahkemece verilen karar bu yönüyle isabetli olduğu halde seri olarak incelenen diğer dosyalarda ilk bozma kararının hatalı olduğu gerekçesiyle önceki bu dosyadaki ilk bozma kararının da ortadan kaldırıldığı ve seri dosyalar için oluşturulan ikinci bir bozma kararının bu dosya içinde verildiği anlaşılmaktadır. Ancak, bu dosyanın serideki diğer dosyalardan farklı olduğu ve ilk bozma kararının da yerinde olduğu, bu durumda Dairemizce bu dosya açısından ikinci bozma kararının sehven verildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, Dairemizin 08.06.2015 tarihli ve 2015/14245 esas, 2015/19845 karar sayılı ikinci bozma kararının maddi hataya dayanması nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verildi.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen karar, süresi içinde duruşmalı olarak davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiş ise de; duruşma gününün taraflara tebliği için tebligat gideri verilmediğinden duruşma isteğinin reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı-karşı davalı, davalı tarafından ödenmesi gereken maaşının ve fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek ücret ve fazla çalışma alacağının tahsilini talep etmiştir.
Davalı-karşı davacı, davacının talaplerin de haksız olduğunu, tüm haklarını aldığını, kendisine sehven ödeme yapılması sebebiyle gerçekleştirilen havalenin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak davanın kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı davalılar-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalılar-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda şahit beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda, davacı, aylık 6.500 USD ücret aldığını ileri sürmüş; davalı ise, davacının ücretinin 550 USD olduğunu savunmuştur. Taraflar arasındaki sözleşme davalının beyanını doğrulamaktadır. Ancak mahkemece, sözleşmeye itibar edilmeyerek şahit beyanlarına göre davacının 6.500 USD ücret aldığı kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Davalı işveren tarafından dosyaya ibraz edilen emsal dosyalarda yapılan emsal ücret araştırmasına göre alçı sıva ustasının 2010 yılında 1050 USD, 2011 yılında ise 1150 USD ücret alabileceği belirtilmiştir. Nitekim sözleşmede davacının mesleği alçı sıva ustası olarak kararlaştırılmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgeler ile emsal ücret araştırması dikkate alındığında, davacının ücretinin aylık net 1150 USD olarak belirlenmesinin dosya kapsamına uygun düşeceği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, söz konusu ücrete göre davacının ücret alacağı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.