Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2016/31048 E. 2020/3821 K. 27.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/31048
KARAR NO : 2020/3821
KARAR TARİHİ : 27.02.2020

MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:Davacı vekili, müvekkilinin 17.11.1989 tarihinden itibaren 05.10.2004 tarihine kadar davalı kurumda çalıştığını, davacının emekli olması nedeni ile haklı olarak iş sözleşmesinin feshettiğini ancak kıdem tazminatı ve ücretli izin alacağının müvekkiline ödenmediği iddiası ile alacak talebinde bulunduğunu beyan etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Kıdem tazminatı bakımından uygulanması gereken faiz konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 120 maddesi hükmü uyarınca kıdem tazminatını düzenleyen 1475 sayılı yasanın 14. maddesi halen yürürlüktedir. Anılan 14. maddenin 11. fıkrası hükmüne göre kıdem tazminatının gününde ödenmemesi durumunda mevduata uygulanan en yüksek faize karar verilmelidir.Kıdem tazminatının zamanında ödenmemesi halinde bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği 1475 sayılı Kanunun 14/11. maddesinde öngörülmüştür. O halde faiz başlangıcı fesih tarihi olmalıdır. Bu noktada, iş sözleşmesinin ölüm ya da diğer nedenlerle son bulması faiz başlangıcını değiştirmez. Ancak, yaşlılık, malullük aylığı ya da toptan ödeme almak için işyerinden ayrılma halinde 1475 sayılı yasanın 14/3. maddesine göre işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa başvurduğunu belgelemesi şarttır. Bu halde faiz başlangıcı da anılan belgenin işverene verildiği tarih olmalıdır.
Emekliliğe hak kazanma belgesi işverene bildirilmemişse, işverence kıdem tazminatı olarak ilk taksitin ödendiği tarih bakiye kıdem tazminatı için de faiz başlangıcı olmalıdır. Böyle bir taksit ödemesi de olmadığı durumlarda faiz başlangıcı, davanın açıldığı ya da icra takibinin başladığı tarihtir. Somut olayda, davacının emekliliğe hak kazandığına dair belgeyi işverene sunduğuna ilişkin dosyada bir delil olmadığı anlaşılmakla faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olan 09.09.2014 olması gerekirken fesih tarihi olan 05.10.2004′ ten itibaren faize yükletilmesi hatalı olup, ne var ki bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca aşağıda belirtilen şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur. SONUÇ: Temyize konu olan kararın hüküm kısmında yer alan
”1-Davacının kıdem tazminatı talebinin kısmen kabulü ile kısmen reddine toplam 4.570,78 TL brüt kıdem tazminatı alacağının fesih tarihinden itibaren işleyecek 1 yıllık mevduata bankalarca fiilen uygulanan en yüksek mevduat faizi(yasal faiz oranını geçmemek üzere mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi) oranında faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, ” şeklindeki bendin hükümden çıkartılarak yerine,
”1-Davacının kıdem tazminatı talebinin kısmen kabulü ile kısmen reddine toplam 4.570,78 TL brüt kıdem tazminatı alacağının dava tarihi olan 09.09.2014′ ten itibaren işleyecek 1 yıllık mevduata bankalarca fiilen uygulanan en yüksek mevduat faizi(yasal faiz oranını geçmemek üzere mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizi) oranında faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, ” bendin eklenmesine, kararın bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.02.2020 gününde oybirliği ile karar verildi.