YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/10384
KARAR NO : 2017/8827
KARAR TARİHİ : 17.04.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalıya ait işyerinde uygulanmakta olan toplu iş sözleşmelerinde yer alan ücret artış düzenlemelerinin davacıya geç ve eksik uygulandığını öne sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin, ücret, ilave tediye ve ikramiye fark alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, gerekli ödemelerin tam olarak yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, talepler kısmen hüküm altına alınmıştır.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında, 7. Dönem Toplu İş Sözleşmesine dayalı ikinci yıl ikinci altı aylık ücretin tespiti uyuşmazlık konusudur. 01.01.1990-31.12.1991 yürürlük süreli 7. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin ücret zammını düzenleyen 40/II-c maddesinde, toplu iş sözleşmesinin ikinci yılında gerçekleşecek Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsünün (1987-100 bazlı) Kentsel Yerler Tüketici Eşya Fiyatları Türkiye Geneli endeks artış oranı (Aralık 1991 endeks sayısı/Aralık 1990 endeks sayısı) % 45’i aştığı takdirde aşan kısım 01.01.1992 tarihi itibariyle yeni dönem toplu iş sözleşmesinde dikkate alınacaktır, düzenlemesi yer almaktadır. 01.01.1992-31.12.1992 yürürlük süreli 8. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin yine ücret zammına ilişkin 40/1 maddesinde ise, toplu iş sözleşmesinin yürürlük tarihinden önce işyerinde çalışan sendika üyesi işçilerin 31.12.1991 tarihindeki günlük ücretlerine 01.01.1992 tarihinden geçerli olmak üzere % 50 oranında zam yapıldığı düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere 8. Dönem Toplu İş Sözleşmesi ile 7. Dönem Toplu İş Sözleşmesinin 40/II-c maddesinde ifade edilen enflasyon farkı dikkate alınarak ücretlere zam yapılmıştır. Bu durumda 7. Dönem Toplu İş Sözleşmesine göre ücret zammı olarak % 26,1 artış oranının uygulanması hatalı olup, davacının 31.12.1991 tarihindeki ücretine ayrıca bir endeks sayısı eklemesi yapılmaması gereklidir. Mahkemece belirtilen şekilde hesaplama yaptırılarak dava konusu alacaklar hakkında hüküm kurulmalıdır.
3-Taraflar arasında kıdem tazminatının hesaplanması konusunda da uyuşmazlık bulunmaktadır. 14.09.2005 tarihinde emekli olan davacı, kıdem tazminatını ücret farkından kaynaklı olarak talep etmiştir. Dava dilekçesinde açıkça ücretin ödenmemesi yada eksik ödenmesi nedeniyle kıdem tazminatının eksik hesaplanmış olmasının dava konusu olduğu belirtilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, talep dışına çıkılarak kıdem tazminatı ödenirken esas alınan hizmet süresinin 14 yıl 10 ay 22 gün olduğu ancak gerçekte hizmet süresinin 16 yıl 2 ay olduğu belirtilerek kıdem tazminatı hesaplaması yapılmıştır. Mahkemece talep aşılarak hüküm kurulması hatalı olup az yukarıdaki bentte belirlenen hesaplama yöntemine uygun olarak ücret bulunduktan sonra iş akdinin son bulduğu tarihteki kıdem tazminatı tavanı da dikkate alınarak varsa sadece fark ücret alacağı nedeniyle doğan kıdem tazminatı farkı hüküm altına alınmalıdır.
4-Kabule ve temyiz edenin sıfatına göre akdi ikramiye alacağı yönünden temerrüt tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi uygulanması gerektiği kabul edilmiş ise de, temerrüt tarihinin belirtilmemiş olması infazda tereddüt yaratır mahiyettedir. Bu alacak bakımından toplu iş sözleşmesindeki ödeme tarihlerine göre temerrüt tarihleri belirlenerek infazı mümkün şekilde hüküm oluşturulmalıdır. Yıllık izin alacağı bakımından ise dava tarihinden itibaren ”en yüksek mevduat faizini aşmamak üzere yasal faiz”e hükmedilmesi gerekirken, temerrüt tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizine hükmedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, 17.04.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.