YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/14553
KARAR NO : 2017/8095
KARAR TARİHİ : 10.04.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, Yüreğir Belediyesine bağlı sempt pazarlarında fiş toplayarak çalıştığını, fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarının ödenmediğini belirterek anılan alacak kalemlerinin hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı fazla çalışma yaptığında karşılığının ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin hafta tatili ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 46. maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı Kanunu’nun 63. maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yirmi dört saat dinlenme hakkının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46. maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır.
Hafta tatili izni kesintisiz en az yirmi dört saattir. Bunun altında bir süre haftalık izin verilmesi durumunda, usulüne uygun şekilde hafta tatili izni kullandığından söz edilemez. Hafta tatili bölünerek kullandırılamaz. Buna göre hafta tatilinin yirmidört saatten az olarak kullandırılması halinde hafta tatili hiç kullandırılmamış sayılır.
2429 sayılı Ulusal Bayram ve Genel Tatiller Hakkında Kanun’un 3. maddesine göre, hafta tatili Pazar günüdür. Bu genel kural mutlak nitelikte olmayıp, hafta tatili izninin Pazar günü dışında da kullandırılması mümkündür.
Hafta tatili gününde çalıştığını iddia eden işçi, norm kuramı uyarınca bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan hafta tatili ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde, işçi hafta tatilinde çalışma yaptığını her türlü delille ispat edebilir.
Dosya içeriğine göre, hafta tatili ücreti alacağı davacı tanıklarının beyanlarına göre hesaplanarak hüküm altına alınmıştır. Ancak tanıklardan bir kısmının, davalı işverene karşı açılmış aynı nitelikte davaları bulunmaktadır. Bu sebeple, başka delillerle desteklenmeyen beyanlarının hükme esas alınması mümkün değildir. Semp pazarcısı olarak çalışan davacı … ise haftanın altı günü çalıştığını beyan etmiştir. Bu durumda davacının yedi günlük zaman dilimi içerisinde yirmi dört saat dinlenmeden çalıştığı, görgüye dayalı ve tarafsız tanık beyanları ile ortaya koyulamadığından hafta tatili ücreti alacağının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı ve davalı arasındaki diğer sorun, davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusundadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Dosya içeriğine göre davacı, sempt pazarlarında fiş toplamak amacı ile 2009 yılına kadar 07:30- 17:30; bu tarihten sonra ise birkısım belde belediyelerinin semp pazarlarının Yüreğir Belediyesine bağlanması sebebi ile 06.30-18.30 saatleri arasında çalıştığını savunmuştur. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının 2009 yılı ocak ayından itibaren haftada 4 gün 07:30-17:30; 3 gün ise 07:30-18:30 saatleri arasında çalıştığı kabul edilmiştir. Ara dinlenme süreleri dışlandıktan sonra haftada 12 saat fazla mesai yaptığı sonucuna ulaşılmıştır.
Ancak, tanık beyanları, davacının çalışma saatleri konusundaki iddiaları emsal dosyalardaki kabuller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davacının 30 Mart 2009 tarihine kadar, haftada 6 gün 07:30- 17:30; bu tarihten sonra ise haftada 4 gün aynı saatler arasında; haftada 2 gün ise 07:30-18:30 saatleri arasında çalıştığı kabul edilmelidir. Davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar korunarak ara dinlenme süreleri de dışlandıktan sonra davacının hak kazandığı fazla mesai ücreti alacağı hesaplanmalıdır. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.