YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/15337
KARAR NO : 2017/14918
KARAR TARİHİ : 20.06.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ve davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının Sosyal İş Sendikası üyesi olup, … Belediyesi’ne ait …nin işçisi olduğunu, … Belediyesi ile Sosyal İş Sendikası arasında imzalanan 01.01.2010-31.12.2011 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesi’nin 12.09.2011 tarihinde akdedildiğini, ancak belirlenmiş olan ücretlerin ödenmediğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalının Cevabının Özeti:
Davalı … vekili, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının tüm ücretlerinin ödendiğini, ancak ikramiye, toplu iş sözleşmesi zammı, ulaşım bedeli, eğitim, toplu iş sözleşmesi farkı, kıdem tazminatı zammı, öğrenim yardımı, ücret zammı alacaklarının da oluşmadığını, bu yönden toplu iş sözleşmesi kapsamında olmadığını, davacının hafta tatili ve ulusal, dini bayram tatillerinde çalışmadığını, kanuni olağan çalışma süresi haricinde bir çalışmanın söz konusu olamayacağını, beyan ederek haksız davanın reddini talep etmiştir.
Davalı … Belediye Başkanlığı davaya cevap vermemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, dosya içeriği tanık beyanları ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, kanuni süresi içinde davalılar ve davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasında davalı … Belediye Başkanlığı’na yapılan tebligatın usulüne uygun olup olmadığı noktasında uyuşmazlık vardır.
Taraf ehliyeti konusu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 114. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca dava şartlarındandır, davanın her aşamasında ileri sürülebilir. Taraflarca ileri sürülmese dahi gerek mahkemece, gerekse Yargıtayca tarafların bu yönde bir savunmasının olup olmadığına bakılmaksızın kendiliğinden göz önünde tutulur.
Yargılamanın hukuka uygun ve sağlıklı bir biçimde sürdürülebilmesi, iddia ve savunmanın özgürce ileri sürülebilmesi ve delillerin eksiksiz olarak toplanıp tartışılabilmesi, öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilmeleri ile olanaklıdır. Hasımsız davalar hariç olmak üzere, dava dilekçesi ile duruşma gün ve saati karşı tarafa tebliğ edilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan davaya bakılamaz ve yargılama yapılamaz.
Davanın tarafları ile vekillerinin davaya ilişkin işlemleri öğrenebilmesi için, tebligatın usulüne uygun olarak yapılması, duruşma gün ve saatinin kendilerine bildirilmesi gerekmektedir. Duruşma günü ile tebligatın yapıldığı tarih arasında makul bir süre olmalıdır. Aksi takdirde tarafların hukuksal hakları kısıtlanmış olur.
Yargılama sırasında yapılan tebliğlerle ilgili tebliğ mazbatalarının ve ilgili diğer belgelerin dosyaya konulması gerekir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu ve bu Kanunun uygulanması için çıkarılan Tüzük hükümleri tamamen şeklidir ve titizlikle uygulanması gerekir. Bir davada yapılan tebligatların usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığını hâkim kendiliğinden denetlemelidir.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 12. ve 13. maddeleri uyarınca, tüzel kişilere tebliğ yetkili temsilcilerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Temsile yetkili kişinin herhangi bir sebeple tebliğ yapıldığı sırada işyerinde bulunmaması veya bizzat alamayacak durumda olması halinde, kendisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürüne, bu da mümkün değilse, tüzel kişinin o yerdeki memur veya işçilerinden birine yapılmalıdır. Bu sıraya uyulması kanuni zorunluluk olup, aksi takdirde tebligat usulsüz sayılacaktır. Tebligat tüzel kişinin yetkili temsilcisine ve sıralı kişilere yapılmışsa, bunun sebeplerinin açıkça ve ayrıntılı olarak tebligat mazbatasına yazılması gerekir
Davalı … Belediye Başkanlığı temyiz dilekçesinde mahkemece dava dilekçesi ve tensip zaptına ilişkin yapılan tebligatların usulüne uygun olmadığını, tebligatların müvekkiline ulaşmadığını ileri sürerek savunma haklarının kısıtlandığını beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
Somut olayda meşruhatları içeren dava dilekçesi ekli tebligatın, dava dilekçesinde bildirilen adrese davalı şirkete ve davalı … için aynı adres olmak üzere gönderildiği, tebligatın davalı şirket çalışanına tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Dairemizce geri çevirme sonrası dosyaya ibraz edilen belgelerden davalı … Belediye Başkanlığı’na gönderilen dava dilekçesini tebliğ alan işyeri daimi çalışanı …’un davalı …Ş. çalışanı olduğu, yine yargılamanın çeşitli aşamalarındaki tebligatların hatta gerekçeli kararın dahi davalı şirket … Belde A.Ş. ‘nin Av….’e tebliğ edildiği, davalı belediyenin yargılama boyunca herhangi bir savunma,itiraz veya beyanına rastlanmadığı görülmüştür. Hal böyle olunca, yargılamanın taraf teşkili sağlanmadan, dava dilekçesi ile duruşma gününe ilişkin tebligatların 7201 sayılı Kanun’un 12. maddesine aykırı olarak tamamlandığı ve usulsüz olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece yapılacak iş; dava dilekçesinin ve duruşma gününün davalı … Belediye Başkanlığı’na tebliğ edilip gösterdiği deliller toplanmalı,tanıklar dinlenmeli ve dosya yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğuracak biçimde karar verilmiş olması usule aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın sair yönler incelenmeksizin, yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 20.06.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.