YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/19413
KARAR NO : 2019/1651
KARAR TARİHİ : 23.01.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan … vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalılara ait …/… adresindeki evinde müşterek çocukları olan…’ün doğumu ile birlikte 21.06.2004 tarihinde çocuk bakımı ve ev hizmetleri işinde çalışmaya başladığını, 23.08.2014 tarihinde iş sözleşmesinin davalılar tarafından haksız yere feshedildiğini ileri sürerek Türk Borçlar Kanununun 438. maddesi uyarınca ihbar tazminatı, haksız fesihten kaynaklanan maddi tazminat, yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili, davacının yalnızca haftanın iki günü temizlik işine geldiğini, davacı ile aralarında süreklilik gerektiren bir iş ilişkisi olmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, taraflar arasında Türk Borçlar Kanununa tabi sürekli nitelikte iş ilişkisinin bulunduğu, davacının 21.06.2004-23.08.2014 tarihleri arasında davalılar nezdinde çalıştığı, iş sözleşmesinin haksız yere bildirim sürelerine uyulmaksızın feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içerisinde davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının Türk Borçlar Kanununun 438/3. maddesinde düzenlenen tazminata hak kazanıp kazanmadığı ve miktarı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 438. maddesi, İş Kanunu kapsamında olmayan, fakat Türk Borçlar Kanununa tabi iş sözleşmesi ile çalışan işçinin iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden olmaksızın ve/veya derhal feshinde feshi durumunda uygulama alanı bulmaktadır. İlgili düzenlemeye göre;
“b. Haklı sebebe dayanmayan fesihte
MADDE 438- İşveren, haklı sebep olmaksızın hizmet sözleşmesini derhâl feshederse işçi, belirsiz süreli sözleşmelerde, fesih bildirim süresine; belirli süreli sözleşmelerde ise, sözleşme süresine uyulmaması durumunda, bu sürelere uyulmuş olsaydı kazanabileceği miktarı, tazminat olarak isteyebilir.
Belirli süreli hizmet sözleşmesinde işçinin hizmet sözleşmesinin sona ermesi yüzünden tasarruf ettiği miktar ile başka bir işten elde ettiği veya bilerek elde etmekten kaçındığı gelir, tazminattan indirilir.
Hâkim, bütün durum ve koşulları göz önünde tutarak, ayrıca miktarını serbestçe belirleyeceği bir tazminatın işçiye ödenmesine karar verebilir; ancak belirlenecek tazminat miktarı, işçinin altı aylık ücretinden fazla olamaz.”
İş Kanununun kapsamında olmayan fakat Borçlar Kanununa tabi iş ilişkisinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışan ve haksız feshe maruz kalan işçi Türk Borçlar Kanunu 438. maddesi gereğince bildirim sürelerine ilişkin bir tazminatı ve hakimin takdirine bağlı olarak altı aylık ücretinden fazla olamayacak şekilde tazminatı talep edebilir. Türk Borçlar Kanunu 438/3. maddesi uyarınca hükmolunacak en fazla altı aylık ücret tutarındaki tazminat doktrinde haksız fesih tazminatı olarak nitelendirilmekte olup; haksız fesih tazminatı aynı maddenin birinci fıkrasında yer alan tazminatlardan farklı olarak tamamen yargıcın takdirine bağlı bir tazminattır (…. S. İş Hukuku, 2017, 14. …, …, s: 736). Hakim haksız fesih tazminatına hükmedilip hükmedilmemesinde ve altı aya kadar ücret tutarındaki tazminat miktarının belirlenmesinde, 438. madde gerekçesinde belirtildiği üzere, somut olayın bütün durum ve koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, sözleşmenin devam süresi, fesih için ileri sürülen sebepler gibi hususları göz önünde bulunduracaktır. Belirtilen nedenlerin yanında, haksız feshin hukuka aykırılık bakımından ağırlığı, işçinin kişilik haklarının zedelenmesinin derecesi, işçinin birlikte kusuru da hakimin takdir hakkını etkileyecek unsurlardır (…. S. İş Hukuku, 2017, 14. …, …, s: 736-737).
Somut uyuşmazlıkta, davacının 21.06.2004-23.08.2014 tarihleri arasında davalılar nezdinde çocuk bakım ve ev hizmetleri işinde çalıştığı, çalışmasının sürekli nitelikte olduğu, taraflar arasında Türk Borçlar Kanununa tabi iş ilişkisinin bulunduğu ve iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı bir neden olmadan feshedildiği konusundaki mahkeme kabulü yerindedir. Ancak, mahkemece iş sözleşmesinin davalılar tarafından haklı nedene dayanılmaksızın feshedildiği, işçinin hak kazanabileceği azami tazminat tutarının davacının altı aylık ücret tutarını aşamayacağı gerekçeleriyle davacının altı aylık tazminata hak kazandığı kabul edilerek haksız fesih tazminatı hüküm altına alınmıştır. Söz konusu düzenlemede öngörülen tazminat, yalnızca sözleşmenin devam süresine bağlı yahut kıdem tazminatının karşılığı olan bir tazminat niteliğinde değildir. İşveren feshinin hukuka aykırılık bakımından ağırlığı, işçinin kişilik haklarının zedelenmesinin derecesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları gibi somut olayın bütün durum ve koşulları dikkate alınarak tazminata hükmedilip hükmedilemeyeceği ve tazminatın miktarı belirlenmelidir. İşbu uyuşmazlık bakımından işçinin kişilik haklarının zedelendiği bir husus söz konusu olmadığı gibi, feshin hukuka aykırılık bakımından ağırlığının derecesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları gibi hususlar da açıkça belirlenmemiştir. Dolayısıyla mahkemece Türk Borçlar Kanunu 438. maddenin 3. fıkrası uyarınca yukarıda belirtilen bütün durum ve koşullar dikkate alınarak uygun bir tazminat belirlenmesi gerekirken haksız fesih tazminatının üst hadden belirlenmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.01.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.