YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/19498
KARAR NO : 2019/1544
KARAR TARİHİ : 22.01.2019
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı Bakanlığa bağlı … Merkez … ve Akşam Sanat Okulu bünyesinde 21/06/2003-31/12/2012 tarihleri arasında değişen alt işverenle bünyesinde elektrikçi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin emeklilik sebebiyle sona erdiğini, davacının 2004-2009 dönemine ilişkin kıdem tazminatı alacağı ödenmesine rağmen, diğer dönemin ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 2004 yılında … … ve Akşam Sanat Okulu Müdürlüğünde sözleşmeli personel olarak çalışıp 2009 yılında ayrıldığını, bu döneme ilişkin kıdem tazminatı alacağının ödendiğini ve yıllık izinlerini de kullandığını, 2009-2012 yılları arasında ise işin başka işverenlere ihale edildiğini, davacının talep ettiği alacaklardan söz konusu şirketlerin sorumlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Karar, yasal süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının hak kazandığı kıdem tazminatının belirlenmesi noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 6. maddesine göre, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmeleri bütün hak ve borçlarıyla birlikte devralan işverene geçer.
Mülga 1475 sayılı Kanun’un halen yürürlükte bulunan 14. maddesine göre ise, işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde, işçinin kıdemi işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanmalıdır.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davacının 2004-2009 yılları arasındaki çalışmalarına ait kıdem tazminatının ödendiği, 2009-2012 yılları arasındaki çalışmalarına ait kıdem tazminatının ise ödenmediği kabul edilerek bu döneme ait alacak hüküm altına alınmıştır. Dosya kapsamına göre davacının, 18.06.2003-20.05.2004 tarihleri arasında davalı Bakanlığa ait … … Müdürlüğü 21.05.2004-15.04.2009 tarihleri arasında … Müdürlüğü bünyesinde işçi olarak çalıştığı, 16.04.2009-31.12.2012 tarihleri arasında ise aynı işyerinde ancak değişen alt işverenlerin işçisi olarak çalıştığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf, davacıya 21.05.2004-15.04.2009 dönemine ait çalışmaları sebebiyle kıdem tazminatı ödendiğini ileri sürmüş olup, bu konuda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dosya kapsamında bulunan Çalışma ve İş Kurumu Müdürlüğü’nün 16.07.2013 tarihli yazısına istinaden, davacının 18.06.2003-15.04.2009 tarihleri arasındaki çalışmalarına ilişkin kıdem tazminatının ödendiği, böylece bu dönemin tasfiye edildiği kabul edilerek sonuca gidilmiştir. Buna göre davacının 16.04.2009-31.12.2012 tarihleri arasında Bakanlığa bağlı …nde değişen alt işverenler bünyesinde çalıştığı, alt işverenler arasında işyeri devri bulunduğu, davalı Bakanlığın ise bu döneme ilişkin alacaklar yönünden asıl işveren sıfatıyla sorumlu bulunduğu gerekçesi ile kıdem tazminatı alacağı hüküm altına alınmıştır. Ne var ki, davacının 18.06.2003 tarihinden itibaren aynı işyerinde kesintisiz olarak çalışmasını sürdürdüğü, bu çalışmasının 31.12.2012 tarihi itibariyle emeklilik sebebiyle kıdem tazminatına hak kazanacak şekilde sona erdiği dosya kapsamı ile sabittir. Davacının aynı işyerinde 15.04.2009 tarihine kadar davalı Bakanlığa bağlı işçi, 16.04.2009 tarihinden itibaren ise alt işveren işçisi olarak çalışması bu sonucu değiştirmez. İşin alt işverene verilmesi işyerinin bir bir bölümünün alt işverene devri olarak değerlendirilmelidir. Devir olgusu, iş sözleşmesinin feshi için bir sebep oluşturmaz. Mülga 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde de, işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde, işçinin kıdeminin işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanacağı öngörülmüş olup, somut olay yönünden davacının çalışma süresinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir. Davalı taraf, davacının 15.04.2009 tarihinde işten ayrıldığını, bu döneme ilişkin kıdem tazminatının ödendiğini savunmuş ise de, dosya kapsamında iş sözleşmesinin taraflarca feshedildiğine ilişkin herhangi bir bilgi veya belge bulunmamaktadır. Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına göre davacının işyerinden çıkışı yapıldıktan bir gün sonra aynı işyerine yeniden girişi yapılmış olup, tanıkların da anılan dönemde iş sözleşmesinin feshedildiğine yönelik beyanı bulunmamaktadır. Belirtilen sebeplerle, davacıya ödenen kıdem tazminatının iş sözleşmesinin devamı sırasında yapılan avans niteliğindeki ödeme olduğunun kabulü gerektiği açıktır. Mahkemece davacının 18.06.2003-31.12.2012 dönemine ilişkin çalışması bir bütün kabul edilmek suretiyle, önceki döneme ilişkin ödemenin avans olarak değerlendirilmesi ve fesih tarihine kadar işleyen yasal faizi ile birlikte hesaplanan kıdem tazminatından mahsubu gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Temyiz edilen kararın yukarıda belirtilen sebepten bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22/01/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.