YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/31559
KARAR NO : 2017/15387
KARAR TARİHİ : 23.06.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, evlilik sebebi ile iş sözleşmesini feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile ücret, izin, vergi iadesi ve ikramiye alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iş sözleşmesini haksız olarak feshettiğini, ikramiye alacağının da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizce sair temyiz itirazlarının reddine karar verilerek, işyerinde ikramiye uygulaması bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre ikramiye alacağı ve tazminata esas giydirilmiş ücretin yeniden değerlendirilmesi, yemek ve yol yardımı konusunda araştırma yapılması ve davalının ıslaha karşı zamanaşımı def’in dikkate alınması gerektiği gerekçeleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmadan sonra yapılan ilk duruşmada ikramiye uygulamasına ilişkin olarak davacı tarafa “hizmet sözleşmesine ek protokolün” sunulması için süre verildiği bir sonraki duruşmada ise mahkemenin aynı mahiyetteki 2012/295 esas -2013/154 karar sayılı emsal dosyasının “dosya kapsamına alınmasına” karar verildiği, diğer taraftan davacı vekili, bozma sonrasında 12.05.2014 ve 26.05.2014 tarihli beyan dilekçeleri ile aynı uyuşmazlığa ilişkin ve aynı işverene karşı açılan ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından onanan 20 adet dava dosyasının esas ve karar numaralarını gösterir liste ile Dairemizin incelemesinden geçen emsal dosyalara ilişkin karar suretlerini dosyaya ibraz etmiş, mahkemece de dosya kapsamına alınan ve sunulan emsal kararlar işaret edilmek suretiyle “davalı işveren nezdinde aynı süreçte çalışması olan emsal kararlarda ikramiye uygulaması ve yemek ve yol ücretine ilişkin kararların onandığı dikkate alınarak, içtihat birliğinin sağlanması açısından bozma ilamına karşı direnilmiştir.
Temyiz:
Direnme kararını davalı vekili temyiz etmiştir.
Direnme kararının davalı tarafından temyizi üzerine Hukuk Genel Kurulu tarafından mahkemenin “direnme” olarak adlandırdığı temyize konu kararın usul hukuku anlamında gerçek bir direnme kararı olmadığı; ilk kararda tartışılıp, değerlendirilmemiş yeni gerekçeye dayalı, yeni hüküm niteliğinde olduğu, hal böyle olunca; kurulan bu yeni hükmün temyizen incelenmesi görevinin , Hukuk Genel Kuruluna değil, Özel Daireye ait olduğu ve bu nedenle, yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Mahkemece Dairemizin bozma ilamına direnildiği belirtilmesine rağmen yeni delile ve değerlendirmeye dayalı olarak hüküm kurulduğu anlaşılmış olup, bozma sonrasında yemek ve yol yardımı yönünden yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan aynı şekilde karar verilmiştir.
Somut olayda, davacının giydirilmiş brüt ücreti belirlenirken aylık 170,00 TL yemek ve 115,00 TL yol yardımı aldığı kabul edilmiştir. Davalı taraf bu miktarların fahiş olduğunu beyan ettiğine göre Mahkemece ilgili meslek kuruluşları ve meslek odalarından fesih tarihi itibari ile yol ve yemek yardımı miktarının ne kadar olabileceği belirlenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
3.Mahkemece Dairemizin bozma ilamına direnildiği belirtilmesine rağmen yeni delile ve değerlendirmeye dayalı olarak hüküm kurulduğu anlaşılmış olup, Dairemiz bozmasında belirtilen ıslaha karşı zamanaşımı defi’in dikkate alınması hususunda herhangi bir işlem yapılmadığından; davalı vekili tarafından ıslah dilekçesine karşı süresinde zamanaşımı def’inde bulunulmasına rağmen, Mahkemece ıslaha karşı zamanaşımı def’i dikkate alınmadan hüküm kurulması da hatalı olup, yeniden bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.