YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/34663
KARAR NO : 2017/14764
KARAR TARİHİ : 20.06.2017
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen karar, süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiş ve … Sağlık Ger. Laboratuar Hiz. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından duruşma talep edilmiş ise de; işin mahiyeti itibariyle duruşma isteminin reddine, incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verilmiş olmakla; dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Bakanlık bünyesinde, değişen alt işverenlere bağlı olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı ve geçerli bir sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Bakanlık vekili, husumet itirazında bulunarak, davacının ihale ile laboratuar hizmetlerini üstlenen diğer davalının işçisi olduğunu, açılan davayı kabul etmediklerini ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin önceki alt işverenler gibi, ihale neticesinde davalı Bakanlık ile sözleşme imzaladığını, davacının gerçekte Bakanlığın personeli olduğunu, taraflar arasında muvazaa bulunduğunu, ayrıca davacı ile ihale süresi ile sınırlı olarak belirli süreli iş sözleşmesi imzaladıklarını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, feshin çelişkili davranmama, ölçülülük, feshin son çare olma ilkeleri ile örtüşmediği, sonuç itibariyle feshin haksız olduğu kanaatine varılarak, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulu olduğu da dikkate alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf:
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı Bakanlık vekili ve davalı … Sağlık Ger. Laboratuvar Hiz. Tic. Ltd. Şti vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, davalılar arasında hizmet alım sözleşmesi bulunduğu, davacının davalı şirketin çalışanı olduğu, davacının uzun süredir kesintisiz olarak davalı … alt işverenlerine bağlı olarak çalıştığı, taraflar arasındaki laboratuar hizmetleri alımına ilişkin sözleşme gereğince davalı Bakanlığın 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2. maddesi gereğince üst işveren olduğu, bu nedenle işçilik alacaklarından sorumlu olduğu, ihale süresinin bitimi nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilmesinin işletme gereklerinden kaynaklanan geçerli bir fesih nedeni olarak kabul edilemeyeceği, belirtilen nedenlerle mahkeme kararının doğru olduğu kanaatine varılarak, davalıların istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
Temyiz:
Bölge Adliye Mahkemesi kararı süresi içinde davalı Bakanlık vekili ve …vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6 son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o iş yeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur. Kanunda kullanılan “birlikte sorumluluk” deyiminden, müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir.
Asıl işverenin, İş Kanunu’nun 2. maddesinden doğan sorumluluğu, işe iade davasının mali sonuçları yönünden de geçerlidir. Geçerli ve usulüne uygun bir alt işveren- asıl işveren ilişkisinde, işçiyi işe iade yükümlülüğü alt işverene ait ise de; işçinin işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminattan ve işçinin dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden asıl işveren ve alt işveren birlikte sorumludur.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğu değerlendirilerek, feshin geçersizliğine, davacının alt işverene ait işyerindeki işine iadesine ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi isabetlidir. Ancak, davalıların yasal süre içinde işe başlatılmaması halinde davacıya ödenmesi gereken tazminat miktarından da müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmaları gerekirken, mahkemece yanılgılı değerlendirme yapılarak, “tazminat miktarının, beş aylık brüt ücreti tutarı olarak belirlenmesine” karar verilmesi ile yetinilmesi hatalıdır. Ayrıca 492 sayılı Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Sağlık Bakanlığının harçtan muaf olduğu gözetilmeden, Bakanlığın yargılama giderlerinden müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu yönünde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Belirtilen sebeplerle, Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Bölge Adliye Mahkemesinin ve İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalı …ne ait işyerindeki İŞE İADESİNE,
3-Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak 5 (beş) aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4-Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok 4 (dört) aylık ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 2,20 TL karar ve ilam harcının davalı …nden alınarak alınarak hazineye gelir kaydına,
6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.980,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yatırılan 58,40 TL harcın, davalı … harçtan muaf olduğundan, davalı …nden alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafça yapılan toplam 122,70 TL yargılama giderinin 30,00 TL’sinin davalı Bakanlıktan 92,70 TL’sinin davalı şirketten müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalıların yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
9-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.06.2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.