Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/35303 E. 2017/16243 K. 06.07.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/35303
KARAR NO : 2017/16243
KARAR TARİHİ : 06.07.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE

Davacı ile davalı arasındaki dava hakkında, … 1. İş Mahkemesince verilen 09.06.2016 tarihli 2015/792 esas ve 2016/598 karar sayılı kararın, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 23.01.2017 tarihli 2017/694 esas ve 2017/766 karar sayılı ilamı ile hükmün BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, davacının işe iadesine karar verilmiş; davalı vekili, kararın maddi hataya dayandığı gerekçesiyle ortadan kaldırılması isteğinde bulunmuştur.
Maddi hatanın giderilmesi isteğini içeren dilekçe ve ekleri incelendi:
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.02.1988 tarihli 1987/2-520 esas ve 1988/89 karar sayılı kararında, Yargıtayca temyiz incelemesinin yapıldığı sırada dosyada bulunan bir belgenin gözden kaçırılması, maddi hata sebebi olarak açıklanmıştır. Ayrıca belirtmek gerekir ki, Yargıtay İçtihadları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04.02.1959 tarihli 1957/13 esas ve 1959/5 karar sayılı ile 09.05.1960 tarihli 1960/21 esas ve 1960/9 karar sayılı kararlarında açıklandığı üzere, Yargıtayca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usulü kazanılmış hak oluşmaz ve Yargıtayın hatalı bozma kararından dönülmesi mümkündür.
Dosya içeriğine göre, … 1. İş Mahkemesince verilen 09.06.2016 tarihli 2015/792 esas ve 2016/598 karar sayılı kararın, Dairemizce yazılı gerekçeyle bozularak ortadan kaldırılmasına davacının işe iadesine karar verilmiş olup davalı yanın temyiz incelemesinin hatalı değerlendirildiği anlaşılmakla, Dairemizin 23.01.2017 tarihli 2017/694 esas ve 2017/766 karar sayılı kararının, maddi hataya dayanması sebebiyle ORTADAN KALDIRILMASINA karar verildi.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, iş sözleşmesinin sendikal nedenlerle işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, boşta geçen süre ücreti ve diğer haklarının tespiti ile davalı işverenin müvekkil davacıyı işe başlatması veya işe başlatmaması şartına bağlı olmaksızın davalı şirketin ödemesi gereken tazminatın davacının iş sözleşmesi sendikal nedenlerle feshedildiğinden bir yıllık ücret tutarından az olmayacak şekilde belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, feshin son çare olması ve eşit işlem borcu ilkelerine davalı işverence uyulmadığı kanaati ile işe iade talebi kabul edilmiş, iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiği anlaşılmakla, davacının sendikal tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Somut olayda, güvenlik görevlisi olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, davalı şirket tarafından nöbeti esnasında müteaddit defa uyuduğu, bu suretle iş görme borcunu doğruluk, bağlılık ve sadakatle çalışma yükümlülüğüne aykırı olarak ifa ettiği gerekçesiyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II hükmü uyarınca feshedilmiş olup davacı da 25.07.2015 tarihli savunmasında ne gibi güvenlik zaafiyeti olduğunun bildirilmediğini, ağır koşullarda çalıştırıldığını beyan etmiştir. Dosya kapsamı, tanık beyanları ve mahkemenin kabulüne göre davacının görevi başında uyuduğu sabittir. Davacının daha önce 30.03.2010 tarihinde görevi başında uyuduğu gerekçesiyle yazılı olarak uyarıldığı, bu olayla ilgili olarak alınan savunmasında da içtiği ilacın etkisi ile gözünün daldığını belirterek uyuduğu iddiasını kabul ettiği, yapılan işin güvenlik işi olması sebebiyle davacının mesai saatleri içinde uyumasının kabul edilemez olduğu,mahkemece davalı işyerinde görevi başında uyuyakalan başka güvenlik görevlilerinin de bulunduğu ve onların iş sözleşmelerinin feshedilmediği belirtilerek feshin geçersiz olduğuna ve davacının işe iadesine karar verilmişse de davacı gibi uyuduğu iddia olunan … isimli işçinin bu eyleminin bir kereye mahsus olduğunun anlaşıldığı, davacının uyuması nedeniyle daha önce de uyarılmış olduğu da göz önüne alındığında artık eşit işlem borcundan da söz edilemeyeceği anlaşılmakla davacının iş sözleşmesinin bu nedenle feshinin haklı nitelik taşıdığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması hatalıdır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-Davanın REDDİNE,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 27,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 3,70 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 120,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.980,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.07.2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.