YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/35970
KARAR NO : 2017/15871
KARAR TARİHİ : 03.07.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, … Şirketi tarafından hizmet akdinin haksız sebeple ihbar öneli tanımadan 20.07.2015 tarihinde kıdem tazminatı ödemeksizin feshettiğini, ihaleyi kazanan yeni firmanın ise 1 hafta süre ile sigorta bildiriminde bulunduğunu, bu süre zarfında davacının çalışmasının olmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile ulusal bayram genel tatil, hafta tatili, yıllık izin ve fazla mesai alacağının davalılardan müştereken müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı Savunmasının Özeti:
Davalı … A.Ş. vekili, davacının asıl işvereninin … olduğunu, taraf sıfatı yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, ücret alacakları için zamanaşımı itirazında bulunduklarını, ihale sözleşmesi ve 6552 sayılı Kanun gereği kıdem ve ihbar tazminatlarından asıl işverenin sorumlu olduğunu, işyerinde 3’lü vardiya uygulandığını, fazla mesai talep edilemeyeceğini, ulusal bayram genel tatil ve hafta tatilinde çalışma olmadığını, olsa dahi ücretlerin tahakkuk ettirilerek ödendiğini, davacının iş akdinin sonlanmadığından kıdem, ihbar tazminatları ile yıllık izin ücret alacağının talep edilemeyeceğini, ayrıca yıllık izin ücretlerinin maaş bordrolarına yansıtıldığını, belirtilen sebeplerle davanın reddini istemiştir.
Davalı … vekili ise, kurum ile ihaleyi alan diğer davalı şirket arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin kurulmaması nedeniyle kurumun hukuki sorumluluğu bulunmadığım, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, işyerinde vardiya usulü çalışma bulunduğundan davacının fazla mesaisinin sözkonusu olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacı 21.07-28.07.2015 tarihleri arasında … firmasında sigortalı gösterilmiş ise de fiili bir çalışmanın olmadığı, davacının 20.07-13.08.2015 tarihleri arasında çalışmaya ara verdiği, ara verilen dönemde herhangi bir ödemenin yapılmadığı, bu nedenle işyeri devrinin söz konusu olamayacağı, davacının iş akdinin ihalenin sona ermesi nedeni ile haklı neden olmaksızın feshedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2-Taraflar arasında davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağına hak kazanıp kazanmadığı tartışmalıdır.
Somut olayda, Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarından davacının 20.07.2015 tarihinde davalı alt işveren şirket nezdinde çıktığı 21.07.2015 tarihinde … Şirketinde işe girişinin bildirilmesinin ardından 28.07.2015 tarihinde çıkışının yapıldığı, 13.08.2015 tarihinde aynı şirkette yeniden çalışmaya başladığı anlaşılmaktadır. Dairemiz geri çevirme kararı ile temin edilen belgeler ve dosya kapsamından anlaışdığı üzere davalı kurum ile … Şirketi arasında 01.07.2015 taihli hizmet alım sözleşmesi yapılmış, davalı idarenin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6 maddesi gereği asıl işveren konumunda olmaya devam etmiştir. Bu anlamda davacının 21.07.2015 tarihinde dava dışı … Şirketi alt işverenliğinde işe giriş kaydı bulunduğu görülmektedir. Davacı 20.07.2015 tarihinde iş sözleşmesinin işveren tarafından feshedildiğini ileri sürmüş ise de, dosya içerisinde belirtilen tarihte iş sözleşmesinin feshedildiğine dair hiçbir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Davacının beyanı ve tanık anlatımlarından davacının 20.07.2015 tarihinden sonra da çalışmaya devam ettiği anlaşılmaktadır. Davacının iş sözleşmesi feshedilmediğinden ve aralıksız bir şekilde ihaleyi kazanan dava dışı alt işveren nezdinde çalışmaya devam ettiğinden feshe bağlı alacaklara hak kazanması mümkün değildir. Mahkemece kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının reddine karar verilmesi gerekirken, dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçeyle taleplerin kabulü hatalı olup, hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
3-Davacılar İlk Derece Mahkemesi kararı sonrasında sundukları dilekçesi ile … Elektrik yönündendavadan feragat ettiklerini bildirmiştir. Ancak seri nitelikli dosyalardan 2017-35966 esas sayılı davacısının … 2017-35970 esas sayılı davacısının … olduğu dosyalarda feragat dilekçelerine rastlanmamıştır.
06.08.2015 tarihli ve 29437 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 215. maddesinde “Hükmün kesinleşmesinden önce davadan feragat, davayı kabul veya sulh halinde, hakim dosya üzerinden bu konuda ek karar verir. Taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi sırf bu nedenlerle dosya istinaf veya temyiz incelemesine gönderilmez.” düzenlemesi yer almaktadır. Anılan sebeple, hükümden sonra ortaya çıkan feragat beyanlarının mahkemece değerlendirilip karara bağlanması, dilekçe mevcut olmayan dosyalarda söz konusu belgenin mevcudiyeti araştırıldıktan sonra feragat iradesinin yeniden değerlendirilmesi gerekir.
4-Dava konusunun ıslah yoluyla arttırılması durumunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.10.2011 tarihinden sonraki uygulamada, 317/2 ve 319. maddeler uyarınca ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliği üzerine iki haftalık süre içinde ıslaha konu kısımlar için zamanaşımı def’inde bulunulabileceği kabul edilmelidir.
Somut olayda davacının ıslah dilekçesine karşı davalı tarafça süresinde zamanaşımı def’inde bulunduğunun anlaşılmasına göre mahkemece ıslaha karşı ileri sürülen zamanaşımı def’i değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgililere iadesine, 03.07.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.