YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/38737
KARAR NO : 2017/23087
KARAR TARİHİ : 26.10.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ve davalı … İnşaat Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili,müvekkilinin davalılara ait işyerinde 01/03/2008-30/10/2008 tarihleri arasında günlük 60 TL ücretle kalıp,beton işleri ile iskele temizliği,malzeme taşınmazı ve şantiyede kendisine verilen işlerde usta işçi olarak çalıştığını, davalının müvekkilinin hak kazandığı alacaklarının bir kısmını ödemediğini,davalı taraf müvekkilinin bir kısım alacaklarını kayıt dışı tuttuğunu, davalının müvekkilinin iş sözleşmesini tek taraflı olarak feshettiğini belirterek ihbar tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı …. İnşaat Sanayi ve Tic. Ltd.Şti. vekili,davacının hiçbir ustalık vasfı olmadığını, düz işçi olduğunu,tüm işçilerin aldığı ücretlerin mevcut asgari ücretin üzerinde gerçek piyasa şartlarında ödenen ücretler olduğunu,davacıya çalıştığı süre ile ilgili tüm hak ve alacaklarının ödendiğini,kendi istekleri ile işten ayrıldıkları için ihbar tazminatı ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını,davacının iş sözleşmesinin müvekkili tarafından feshedilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı …. Beton Boru San ve Tic. A.Ş. davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak,yazılı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar taraflarca temyiz edilmiştir.
Mahkeme kararında yazılacak hususlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Maddeye göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Öte yandan, kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz ve uygulanabilir olması gerekmekle birlikte, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.
Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi sebeple haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Kısa karar ile gerekçeli karar çelişkisi, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 10/04/1992 tarihli ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı ilamı gereğince bozma sebebidir.
Somut olayda, mahkeme kararının gerekçesinde davacının günlük brüt ücretinin 39.07 TL olduğu, 25/12/2014 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplama ve gerekçeye iştirak edildiğinin belirtildiği,ancak hüküm fıkrasında alacakların 07/03/2014 tarihli günlük brüt ücretin 55,83 TL kabul edildiği bilirkişi raporuna göre belirlendiği anlaşılmakla,bu duruma göre gerekçe ile hüküm arasındaki çelişki sebebiyle mahkemece verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Ayrıca dava tarihi 10/07/2012 olmasına rağmen sehven fazla mesai alacağı bakımından dava tarihinin 10/07/2007 olarak kabul edilmesi hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26/10/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.