YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/38867
KARAR NO : 2017/22779
KARAR TARİHİ : 24.10.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen karar, süresi içinde davalılar vekilleri tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilerek yapılan yargılama sonucunda, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Bozma ilamında, işe iade davası yargılamasının devamı sırasında iş bu alacak davasının açıldığı, işe iade davasının feshe bağlı haklar olan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti taleplerini etkileyeceği, bu durumda feshe bağlı alacakların yeni bir davaya konu olması gerektiğinden, işe iade davası kesinleşmeden açılan bu davadaki feshe bağlı haklar olan kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti taleplerinin usulden reddine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece de, söz konusu bozma ilamına uyma kararı verilerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti talepleri reddedilmiştir. Bu halde, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının reddi, esasa ilişkin olmadığından, anılan alacakların reddi bakımından, davalılar lehine hükmedilecek vekalet ücretinin belirlenmesinde, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7/2. maddesi nazara alınmalıdır. Diğer alacaklar bakımından ise, dava esastan kısmen reddedilmiştir. Bu durumda, diğer alacaklarda esastan kısmen reddedilen kısım için, davalılar lehine hükmedilecek vekalet ücretinin belirlenmesinde, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesi dikkate alınmalıdır.
Yukarıda açıklanan hususlar nazara alındığında, mevcut kabule göre; davalılar lehine kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacakları bakımından reddedilen miktarlar için, tarifenin 7/2. maddesine göre 1.980,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi; diğer alacaklar bakımından reddedilen miktarlar için ise tarifenin 13. maddesi uyarınca 529,14 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gereklidir. Bu halde, davalılar lehine toplam 2.509,14 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, 1.980,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur. Bu husus bozma sebebi ise de, hatanın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca halen yürürlükte olan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın hüküm sonucunun, “9” numaralı bendinin tamamen silinerek yerine “9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7/2. ve 13. maddeleri nazara alınarak belirlenen 2.509,14 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine” şeklindeki bendin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24/10/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.