YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/38890
KARAR NO : 2017/18773
KARAR TARİHİ : 21.09.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılardan … Petrolleri A.O. vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin… Şti. bünyesindeki çalışmasına 31/10/2013 tarihinde, kendisine herhangi bir bildirimde bulunulmayıp hak ve alacaklarının ödenmeden son verildiğini, işe ilk girdiğinde yetkili kişinin kendisine, tüm alacaklarını aldığına dair bir dilekçe yazması gerektiği aksi halde işe başlatılmayacağını söylediğini, müvekkilinin sabah sekizden akşam sekize hatta bazı günler onikiye kadar çalıştırıldığını, davalı işverenin 28/10/2013 tarihinde hiçbir ihtar ve bildirimde bulunmaksızın davacının iş akdini haksız olarak feshettiğini, kıdem ihbar tazminatlarını, hafta tatili, genel tatil, fazla mesai ücretlerinin, yıllık izin alacağının ve asgari geçim indiriminin ödenmediğini beyan ederek alacaklarının faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Savunmasının Özeti:
Davalı … A.Ş. vekili; müvekkili olan kurumun, yeni iş kanunu’nun 2/6. Fıkrasında tarif edildiği şekilde, asıl işveren sıfatı olmadığını ve sorumluluğun kendisine yükletilemeyeceğini, dava dilekçesinde işleri ihale yolu ile müteahhite verdiğinden kadrolu işçilerin çalışmadığını, İş Kanunu’nun …’ya yüklediği kamusal yükümlülüklerden doğan denetimlerin olduğunu, davacıların tam özlük haklarının asıl işverenleri olan müteahhite ait olduğunu, bu davanın husumet yönünden reddinin gerektiğini, davacının hizmet akdinin belirli süreli hizmet akdi olduğunu bundan dolayı kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabul edilemeyeceğini, davacının işçilik alacakları bakımından geriye dönük olarak son 5 yıla ait alacaklarını talep edebileceğini diğer alacaklarının zamanaşımına uğradığını beyan ederek davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
Davalı … Ltd. Şti. Vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iş akdinin belirli süreli olduğunu, bu durumda kıdem tazminatı, bakiye ücret ya da tazminatın söz konusu olmayacağını, müvekkili olan Erkılıç Şti. İle … arasında söz konusu ihale kapsamında işe başlama tarihinin 01/11/2011 olacağını, davacının 01/09/2011 tarihinde işe başlamasının imkansız olduğunu, davacının ücretli izinlerini, dini ve resmi bayramlarını kullandığını, çalışılan kurumun kamu kurumu niteliğinde olduğundan dolayı fazla çalışmanın söz konusu olmadığını beyan ederek davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, yapılan yargılama sonucunda; tanık beyanları ve dosya kapsamından davalılar arasında alt işveren – üst işveren ilişkisinin bulunduğu, davacı ile davalı şirket arasında 01/11/2011 başlangıç, 31/10/2013 bitiş tarihli belirli süreli iş sözleşmesi akdedilmiş olduğundan davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanmadığı; ayrıca gerek tanık beyanları gerekse de davacının ihtirazi kayıt ileri sürmeden imzalamış olduğu personel haftalık nöbet çizelgelerinde hafta tatili ücretine hak kazanmadığı, yıllık izin ücreti yönünden ise ispat külfeti davalılara ait olup davalıların iş bu ispat külfetini yazılı belge ile yerine getiremedikleri, davacının yıllık ücretli izin alacağına hak kazandığı, fazla çalışma alacağı yönünden ise ağırlıklı tanık beyanları nazara alınarak davacının haftanın beş iş günü 08:00-20:00 arası, haftanın bir iş günü 08:00-12:00 arası olmak üzere haftalık toplam 16,5 saat fazla mesai yaptığı, UBGT alacağı yönünden davacının resmi tatillerin tümünde çalıştığı, fazla mesai ve UBGT alacağı kaleminden %30 oranında hakkaniyet indirimi yapıldığı, davalı … vekilinin ıslaha karşı zamanaşımı hususunda bilirkişiden ek rapor alınması sonrasından tespit edilen miktarlar hüküm altna alınmıştır.
Temyiz:
Karar, davalı … vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Taraflar arasında davacının fazla mesai ve genel tatil ücret alacağına hak kazanıp kazanmadığı uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Dosya içeriğine göre, davacının imzası bulunan ve işyerinde çalışılan günler ile gün içinde işe giriş-çıkış saatleri gösteren puantaj kayıtlarının bulunduğu, bu kayıtlar içeriğine göre yapılan değerlendirmede de davacının haftalık 45 saati aşan çalışmasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre, Mahkemece bu kayıtlar esas alınmadan tüm çalışma dönemi bakımından tanık beyanları esas alınarak yapılan hesaplama doğrultusunda hüküm kurulmuş olması hatalıdır.
Davacının imzasının bulunduğu puantaj kaydı olan dönem bakımından fazla mesai alacağı reddedilmelidir. Puantaj kaydı bulunmayan dönem bakımından ise tanık beyanlarına göre değerlendirme ve hesaplama yapılmalıdır. Ancak bu durumda da tanık beyanlarının davacı ile beraber çalıştığı süre için ispat aracı olduğu gözden kaçırılmamalıdır. Dosya kapsamından davacı tanıklarının hangi tarihler arasında davalı işyerinde çalıştıkları anlaşılamamaktadır. Davacı tanıklarının davalı işyerindeki çalışma süreleri tespit edilerek, davacı ile beraber çalıştıkları ve puantaj olmayan dönem için tanık beyanları doğrultusunda hesaplama yapılmalı ve ödenmediği tespit edilen fazla mesai ücret alacağı hüküm altına alınmalıdır.
Genel tatil ücret alacağı bakımından da puantaj kayıtları olan dönem kayıtlara göre incelenmeli ve davacının çalışmasına rağmen ücreti ödenmemiş genel tatil günü varsa ücreti hesap edilerek hüküm altına alınmalıdır. Puantaj kaydı olmayan dönem bakımından ise, yine davacı tanıklarının davacı ile beraber çalıştığı süre tespit edilerek bu süre ile sınırlı olacak şekilde tanık beyanları doğrultusunda tespit edilecek genel tatil ücret alacağı hüküm altına alınmalı, kayıt olan dönem için indirim yapılmamalı, tanık beyanına göre tespit edilen dönem için ise şimdi olduğu gibi takdiri indirim uygulanmalıdır.
Bu noktada, her iki alacak kalemi bakımından da yukarıdaki değerlendirmenin sadece, hükmü temyiz eden davalı … yönünden yapılması gerektiğine, diğer davalı şirketin de alacaklardan sorumlu tutulmasına rağmen hükmü temyiz etmediğinden önceki kararın ilgili şirket yönünden kesinleştiği hususuna yeni hüküm kurulurken dikkat edilmelidir.
Somut olayda; eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalıdır.
3-Ayrıca, davacının yaptığı işin niteliğine göre belirli süreli iş sözleşmesi yapılmasını gerektirecek bir objektif neden bulunmamakla iş sözleşmesinin belirsiz süreli olduğunun kabulü ve haklı fesih nedeni işverence ispat edilemediğinden kıdem ve ihbar tazminatı isteminin hüküm altına alınması gerekirken reddi hatalı olmuşsa da davacının temyizi bulunmadığından ilgili husus yalnızca eleştiri konusu yapılmıştır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.09.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.