YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/39037
KARAR NO : 2017/20319
KARAR TARİHİ : 03.10.2017
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : … 6. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Van 1. İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, iş sözleşmesinin işveren tarafından 28/03/2016 tarihinde İş Kanunu’nun 25/2 maddesinin (e) alt bendine göre feshedildiğini, feshe gerekçe olarak abone dosyasında yer alan dağıtım bağlantı anlaşması ile perakende satış sözleşmesinde abone imzasının alınmamasının gösterildiğini, söz konusu abonenin yüklü miktarda borç bıraktığını, ancak … … Dağıtım A.Ş. ile … Perakende Satış A.Ş.’nin birbirinden farklı şirketler olup müvekkilinin işvereni olan… Perakende Satış A.Ş.’nin faaliyet alanının sadece … borçlarının tahsili olduğunu, buna göre müvekkilinin abonelik yapma veya abonelik sözleşmesi imzalama yetkisinin bulunmadığını, feshin haklı ve geçerli bir sebebe dayanmadığını ileri sürerek, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, işletme müdürü olarak görev yapan davacının yüklü miktarda borcu bulunan bir abonenin, abonelik sözleşmesini sorumlu sıfatı ile kontrol etmesi gerekirken, bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, abonenin borç tutarının 41.000 TL civarında bir rakama ulaştığını, abonelik sözleşmesindeki imza eksikliği sebebiyle borcun kanuni yollardan tahsili imkanının kalmadığını, davacının daha önce de 23/07/2014 tarihinde uyarma cezası ile tecziye edildiğini, bu sebeple davacının iş sözleşmesinin 21/03/2016 tarihli disiplin kurulu kararı ile İş Kanunu’nun 25/2 maddesinin (e) ve (h) bentlerine göre feshedildiğini ileri sürerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın kabulü ile feshin geçersizliğine, davacının davalı şirketteki işine iadesine, işe başlatılmama halinde davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının davacının dört aylık brüt ücreti olarak belirlenmesine, davacının süresi içinde başvurması halinde hak kazanacağı en çok dört aya kadar ücret ve haklarının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf edenin sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir.
Temyiz:
Karar yasal süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık feshin haklı veya geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı noktasındadır.
Davalı işveren, iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/2 maddesinin (e) ve (h) alt bentlerine göre haklı sebeple feshettiğini savunmuş; İlk Derece Mahkemesince, imza eksikliği tamamlanmadan dava dışı aboneye sözleşme hizmet sunumu yapıldığı ve borç tahakkuk ettiği, davacının kendisine verilen görevi özen ve itina ile yapmadığı, bu sebeple iş sözleşmesinin iptalinin geçerli sebebe dayandığı kabul edilmiştir.
4857 sayılı Kanun’un 25/2 maddesinin (e) alt bendine göre; “işçinin, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda bulunması”, (h) alt bendine göre; “İşçinin yapmakla ödevli bulunduğu görevleri kendisine hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar etmesi” haklı fesih sebebidir.
Somut olayda, davacının … İşletme Müdürü olarak görev yaptığı 24/11/2014 tarihinde, bir aboneye ait dağıtım bağlantı anlaşması ve perakende satış sözleşmesinde abone imzasının bulunmaması ve abonenin yüklü miktarda borç bırakması sebebiyle, Kurumun zarara uğradığı, bu zararın davacının abonelik sözleşmesini sorumlu sıfatıyla kontrol etme yükümlülüğünü yerine getirmemesinden kaynaklandığı ileri sürülmüştür.
Ne var ki; davacı, … … Dağıtım A.Ş. (…) ile … Perakende Satış A.Ş.’nin (…) birbirinden farklı şirketler olduğunu, abonelik işlemlerinin … tarafından yapıldığını, kendisinin görev yaptığı …’ın faaliyetlerinin … borçlarının tahsili ile sınırlı olduğunu, feshe konu abonelik işlemlerinin yapılmasından … elemanlarının sorumlu olduğunu, hatta aboneliği yapan personelin bina olarak kendisine bağlı olmakla birlikte teknik olarak kendisine bağlı olmadığını ileri sürmüş olup; Mahkemece bu iddialar konusunda yeterince araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, abonelik işleminin yapıldığı tarihte gerek … gerekse …’ın faaliyet alanına ilişkin bilgi ve belgeler ile, davacının görev tanımı ve işyeri organizasyon şeması getirtilmek suretiyle, öncelikle davacının işyerindeki konumu ve görevi belirlenerek, davacının görevleri arasında … aboneliği yapma işleminin bulunmadığına yönelik savunması tüm dosya kapsamına göre değerlendirilmek suretiyle, feshin geçerli sebebe dayanıp dayanmadığı konusunda karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesinin 26/04/2017 tarih, 2017/438 E. 2017/450 K. sayılı kararı ile … 1. İş Mahkemesinin 02/02/2017 tarihli 2016/403 E., 2017/110 K. sayılı kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.