YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/39145
KARAR NO : 2017/20104
KARAR TARİHİ : 02.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı ve davalı … vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalılardan asıl işveren … için alt işveren diğer davalı Trenkwalder … Med. ve Tem. İnş. Tur. Gıda Peyzaj Taş. A.Ş. nezdinde bahçıvan olarak çalışmakta iken 30/06/2014 tarihinde hiçbir gerekçe gösterilmeden ve haklı neden olmadan iş akdinin sona erdirildiğini iddia ederek bazı işçilik alacaklarının davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekilleri, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 16/06/2016 tarih, 2016/17372 esas, 2016/13629 karar sayılı ilamı ile; “somut olayda, davacı iş sözleşmesinin 30/06/2014 tarihinde davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin alacağı taleplerinde bulunmuştur. Davalılar iş sözleşmesinin feshedilmediğini davacının … Büyükşehir Belediye Başkanlığında çalışmaya devam ettiğini savunmuşlardır. Gerçekten dosya içeriği ve özellikle … kayıtlarından davacının davalı Trenkwalder … Med. ve Tem. İnş. Tur. Gıda Peyzaj Taş. A.Ş.’de çalışırken 6360 sayılı Yasa gereği bir kısım işlerin Büyükşehir Belediyesine devredilmesi üzerine … Büyükşehir Belediye Başkanlığı alt işvereni … Peyzaj İnş. Tem. Hayvancılık … Ltd. Şti. nezdinde kesintisiz çalışmaya devam ettiği anlaşılmaktadır. Burada işyeri devrinden bahsedilemese de iş sözleşmesinin devri olduğu açıktır. İş sözleşmesi sona ermediğine göre davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin alacağı taleplerinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozma nedenidir.” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek bozma sonrası yargılama neticesinde, davacının kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık izin ücreti alacak taleplerinin bozma ilamı doğrultusunda reddine karar verilmiş ise de, bozma kararı kapsamı dışında kalan ücret alacağı yönünden yeniden hüküm oluşturulmamıştır.
Temyiz:
Kararı davacı ve davalı … taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 427. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar 810,34 TL olup, karar tarihi itibari ile 2.270,00 TL kesinlik sınırı kapsamında kaldığından davalı … vekilinin temyiz isteminin 6100 sayılı Kanun’un geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 427, 432 maddeleri uyarınca REDDİNE karar verilmiştir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesi uyarınca, mahkeme kararlarının;
a)Hükmü veren mahkeme ile hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin ad ve soyadları ile sicil numaraları, mahkeme çeşitli sıfatlarla görev yapıyorsa hükmün hangi sıfatla verildiğini,
b)Tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini,
c)Tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri,
ç)Hüküm sonucu, yargılama giderleri ile taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının iadesi, varsa kanun yolları ve süresini,
d)Hükmün verildiği tarih ve hâkim veya hâkimlerin ve zabıt kâtibinin imzalarını,
e)Gerekçeli kararın yazıldığı tarihi, içermesi, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu – 2007/14-778 E, 2007/611 K,).
Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılması bu kısımların bağımsız bir şekilde onandığını göstermez, hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır.
Bozma kararı üzerine önceki hüküm tamamen ortadan kalkar. Bu sebeple bozma kararından sonra da Mahkemece 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddelerinde belirtilen unsurları taşıyacak şekilde yeni bir karar verilmek zorundadır. Hukuk Genel Kurulu’nun 05/10/2011 gün ve 2011/20-607 esas-604 karar ve HGK. 2012/9-851 esas 2012/705 karar 10.10.2012 sayılı kararlarında da bu ilkeler aynen kabul edilmiştir.
Somut olayda mahkeme tarafından hükmüne uyulan bozma kararı doğrultusunda yapılan inceleme sonunda bozma kapsamı dışında kalan ücret alacağı talebi hakkında da açıkça hüküm kurulması gerekirken hüküm fıkrasında bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi hatalıdır.
3-Diğer yandan, dava tarihi 09/09/2014 olduğu halde gerekçeli kararın başlık kısmında 05/08/2016 olarak yazılması hatalı olup, düzeltilmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine, 02.10.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.