YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/39169
KARAR NO : 2017/24848
KARAR TARİHİ : 14.11.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı … davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkili işçinin yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, sorumluluk zammı, ikramiye, yakacak yardımı, giyim ve koruyucu eşya yardımı, kira yardımı, belediye hizmetlerinden yararlanma (ulaşım) yardımı ve ücret alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyma kararı verilerek devam edilen yargılama neticesinde, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının ve davalı … Belediye Başkanlığı’nın tüm, davalı …’nın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 166. maddesinin altıncı fıkrasında, “Devre konu işçiler bakımından devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devralan kurum sorumlu tutulamaz. Kıdem tazminatına ilişkin hükümler saklıdır.” hükmü düzenlenmiştir.
Davacı işçinin devredildiği davalı …’nın, 6111 sayılı Kanun’un 166. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan sorumluluğu bulunmamaktadır. Mahkemece, söz konusu kanun maddesinin nazara alınmadan hüküm tesis edilmesi hatalı olmuştur.
Her ne kadar, mahkemece uyulan bozma ilamında, bu yöne ilişkin bir bozma sebebi mevcut değil ise de, açık kanun hükmünün temyiz incelemesi sırasında maddi hataya dayalı olarak gözden kaçtığı anlaşılmaktadır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 04/02/1959 tarihli 1957/13 esas ve 1959/5 karar sayılı ile 09/05/1960 tarihli 1960/21 esas ve 1960/9 sayılı kararlarında açıklandığı üzere Yargıtay’ca maddi hata sonucu verilen bir karara mahkemece uyulmasına karar verilmesi halinde dahi usulü kazanılmış hak oluşmaz.
Anılan sebeple, hüküm altına alınan alacaklardan, davalı …’nın sorumluluğu, yukarıda açıklanan 6111 sayılı Kanun’un 166. maddesinin altıncı fıkrası hükmü nazara alınarak yeniden değerlendirilmelidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.