YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/40263
KARAR NO : 2017/20061
KARAR TARİHİ : 02.10.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davalı … ile davacının kayden işvereni olarak görülen … A.Ş. arasındaki ilişkinin muvazaaya dayalı olduğunun taraflar arasındaki işe iade davası ile belirlendiğini, davacının işe iade davası sonrası başvurusuna rağmen tekrar işe başlatılmadığını, muvazaalı işlem sonucu davacı ve arkadaşlarının düşük ücretle çalıştırıldıklarını ileri sürerek bazı işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı … işçisi olmadığını, … A.Ş. işçisi olduğunu, herhangi bir alacağı bulunmadığını beyanla davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece verilen 12/06/2015 tarih 2011/696 esas 2015/213 sayılı karar, Yargıtay (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 26.11.2015 tarih 2015/36817 esas 2015/23472 karar sayılı ilamı ile bozulmuş olup bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Yargıtay ( Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 26.11.2015 tarih 2015/36817 esas 2015/23472 karar sayılı ilamında, işbu davanın 1086 sayılı HUMK’un yürürlükte olduğu dönemde kısmi dava olarak açılarak tamamlanmış bir usuli işlem olması ve bu noktadan sonra davanın devamı sırasında yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası olarak ıslah edilmesi mümkün bulunmaması karşısında, davacı vekilinin daha sonra verdiği bedel arttırım dilekçesi yeni bir ıslah dilekçesi niteliğini taşıdığından usulsüz ıslaha değer verilerek miktarı artırılmış alacakların tahsiline karar verilmiş olması bozma nedeni olarak gösterilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde bozma ilamına aykırı olarak ve tekrar usulsüz ıslaha değer verilerek miktarı artırılmış alacakların tahsiline karar verilmiş olması hatalı olup ikinci kez bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 02.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.