YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/41637
KARAR NO : 2017/22412
KARAR TARİHİ : 19.10.2017
BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : … 8. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekillerince istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde önce alt işveren işçisi adı altında çalışmaya başladığını, daha sonra davalının kadrolu işçisi olarak çalışmaya devam ettiğini, çalışmasının kesintisiz olduğunu, iş akdi sona erdiğinde çalışmaları karşılığı hakları ödenirken alt işverenlerde çalışılan dönemin dikkate alınmadığını öne sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
Davalı vekili tarafından, savunma gibi beyanda bulunularak istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince yıllık izin alacağı ve vekalet ücreti yönünden kabulüyle, mahkeme KARARININ KALDIRILMASINA, davanın KISMEN KABULÜNE KARAR VERİLMİŞTİR.
Temyiz:
Karar süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Taraflar arasında davacının yıllık izin alacağının nasıl hesaplanacağı hususu uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda, Mahkemece alt işveren nezdinde geçen sürenin, davacının işinden ayrılmadığı iş sözleşmesinin devri sureti ile çalışmasını sürdürdüğü gerekçesiyle kıdem tazminatına esas süreden sayılarak ve en son iş sözleşmesinin feshedildiği 30.03.2015 tarihindeki ücret üzerinden fark yıllık ücretli izin alacağına karar verilmiştir.
Buna karşın Bölge Adliye Mahkemesince , aylık ücretin içinde çalışılmadığı halde ödenmesi gereken hafta tatili ücreti bulunduğundan bahisle hükme dayanak bilirkişi raporunda yıllık izin ücreti hesabında aylık brüt çıplak ücretin 30 yerine 26 güne bölünmesinin hatalı olduğu belirtilerek yıllık ücretli izin fark alacağı yeniden hesaplanmıştır.
Dairemiz incelemesinden geçen emsal dosyalarda kabul edildiği üzere ( 2017/15018 esas, 2017/19039 esas ) işveren belgelerinden ve emsal dosya içeriklerinden yıllık izin ücretinin aylık ücretin 26 güne bölünerek hesaplandığı görülmektedir. Mahkemece bu doğrultuda hesaplama yapılan bilirkişi raporunun hükme esas alınması yerinde olmasına karşın Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde yerel Mahkeme kararın yıllık izin ücreti yönünden kaldırılmasına karar verilmesi hatalı olup bozma sebebidir.
Sonuç:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 19/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.