Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/42883 E. 2017/23419 K. 26.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/42883
KARAR NO : 2017/23419
KARAR TARİHİ : 26.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde çalıştığını 3600 gün prim ödeme gün sayısı doldurmuş olması sebebiyle haklı sebeple iş sözleşmesini feshettiğini, kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücretleri ile manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının tüm alacaklarının ödendiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, kararın taraflarca temyiz edilmesi üzerine Dairemizce bozma kararı verilmiş, bozma ilamına uyan mahkeme davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da şahitle ispatı imkan dahilindedir.
Bozma ilamında taraflar arasında davacının kabul edip imzaladığı 08.10.2007 tarihli İş Sözleşmesinin ‘Parasal haklar’ başlıklı 4. maddesi gereğince “Davacıya ödenen aylık ücrete İş Kanunu 41.madde uyarınca yapacağı fazla mesai ile çalışılmayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerinin ücretleri ve ikramiye dahildir. Bu brüt aylık ücret dışında kendisine sosyal amaçlı da olsa başkaca bir ödeme yapılmayacaktır.” hükmüne göre davacının yıllık 270 saatlik fazla çalışmasının ücrete dahil olduğunun kabulü gerekeceği belirtilmiştir. Bozma ilamı sonrası alınan bilirkişi raporunda hesaplamanın hatalı yapıldığı anlaşılmaktadır. Örneğin, bozma sonrası alınan raporda ilk raporda belirlenen haftalık çalışmasından 5,19 saat eksilterek hesaplama yapılacağı belirtilmiş ise de, hesap tablosunda ilk dönem (18/12/2008 – 31/03/2009) bozma öncesi hükme esas alınan 26/01/2015 tarihli bilirkişi raporunda 110 saat olarak belirlenen fazla çalışma süresinin bozma sonrası hesap tablosunda 105,1648 olarak belirlendiği görülmektedir. Yaklaşık on haftalık bir dönemde haftalık 5,19 saat düşüleceği değerlendirildiğinde hesaplamanın hatalı olduğu açıktır. Hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alnması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26/10/2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi.