YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/44352
KARAR NO : 2017/28319
KARAR TARİHİ : 11.12.2017
MAHKEMESİ : Ankara 7. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
MAHKEMESİ : … 2. İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının iş akdinin soyut ifadeler kullanılarak geçersiz nedenlerle feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davalı Kurumun Türkiye’de kuruluş kanunundaki amaç ve hedefleri gerçekleştirmede stratejik önemi haiz bir faaliyet yürüttüğünü, FETÖ/PYD örgütünün başta TSK, Emniyet teşkilatı ve Yargı olmak üzere kamu kurumlarının tamamında örgütlenmiş olduğunu ve darbe teşebbüsünün bu yapılanmadan kaynaklanmış olmasının potansiyel tehdidi mevcut tehlikeye dönüştürdüğünü, demokratik anayasal düzeni sürdürmek amacıyla olağanüstü tedbirler alındığını, bu tedbirler kapsamında yayınlanan Olağanüstü Hal KHK leri çok sayıda kişinin kamu kurumlarından ihraç edildiğini, 667 sayılı KHK 4. maddesinde kurum çalışanların hukuki durumlarının değerlendirilmesi kapsamında FETÖ/PYD ile üyelik, mensubiyet, iltisak veya irtibat şeklinde herhangi bir bağlarının olduğu yönünde edinilen kanaate göre fesihlerin yapıldığını, hakkında soruşturma başlatılan çok sayıda üst düzey TÜBİTAK yöneticilerinin örgüt üyeliği ve bu amaç doğrultusunda casusluk, veri yok etme, usulsüz dinleme, sahtecilik v.b. suçlardan yargılandığını, bu yöneticilerin iş sözleşmelerine kurumu temsilen imza attıklarını, “tesis güvenlik belgesine” sahip tek kurum olan TÜBİTAK’ ta gizlilik dereceli projelerin yürütülmesi nedeniyle en ufak bir ihmalin ülkeyi zafiyete düşüreceğini, davacı 667 sayılı KHK ile işten çıkartıldığından davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk Derece Mahkemesince, davacının iş akdinin 667 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince fesh edilmiş olması, şüphe halinde şüphe feshinin olduğu ve akdin feshinin geçerli nedenlere dayandığının kabul edilmesi gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Davacının iş sözleşmesinin feshinin 667 sayılı KHK’nın 4. maddesi doğrultusunda davalı işverence oluşturulan komisyon kararıyla davalı idare tarafından gerçekleştirilmiştir.
Davacı işçi 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri çerçevesinde çalışmış olmakla iş sözleşmesinin 01.09.2016 tarihindeki feshinde İş Kanunu’nun 18. ve devamı maddeleri hükümleri uygulanmalıdır.
Somut olayda davacının iş akdinin feshine neden olan bilgi ve belge işverence ibraz edilememiştir. Davacının iş akdinin feshine dayanak objektif değerlendirmelerin neler olduğu, hangi bilgi ve belgelerin feshe gerekçe yapıldığı davalı Kurumdan araştırılmalı; ayrıca davacı hakkında mevcut ise adli ya da idari soruşturma evrakları, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın Terörle Mücadele, Kaçakçılık, Organize Suçlar ve İstihbarat ile ilgili birimlerinden ve Bilgi Teknolojileri Kurumundan varsa davacı ile ilgili bilgi ve belgeler ile yine Bank Asyaya açılmış mevduat hesapları, hesap hareketleri ve bankacılığa ilişkin işlemler olup olmadığı sorulmalı, tüm bilgi ve belgeler değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Eksik incelemeyle yazılı gerekçe ile davanın reddi hatalı olup bozmayı gerektirir.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, 11/12/2017 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.