YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5538
KARAR NO : 2017/3797
KARAR TARİHİ : 27.02.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı, davalı şirkete ait … şantiyesinde 15.11.2010-01.07.2011 tarihleri arasında inşaat mühendisi yapı denetçisi olarak aylık net 1.650,00 TL ücret karşılığında çalıştığını, ücretlerinin ödenmediğini belirterek tüm çalışma dönemi için ücret alacağının hesaplanarak hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının davalı şirket bünyesinde 02.03.2011 tarihinden itibaren ve asgari ücretle çalıştığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davacıya çalıştığı süre içerisinde yapılan 7.319,00 TL ödemenin, ücret alacağını karşıladığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki ilk sorun davacının çalışma süresi konusundadır.
Davacı, 15.11.2010 – 01.07.2011 tarihleri arasında davalı şirket bünyesinde çalıştığını iddia etmiştir. Davalı taraf ise Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Yapı Denetim Komisyonu tarafından verilen izne istinaden 02.03.2011 tarihinde çalışmaya başladığını savunmuştur. Mahkemece Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtları esas alınarak davacının 02.03.2011 tarihinden itibaren davalı şirkette çalıştığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasında, 02.03.2011 tarihinde bir yıl süreli kısmi süreli sözleşme imzalanmış ve davacı bu tarihten itibaren davalı şirket üzerinden sigortalı gösterilmiştir. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, davacının, davalı şirkette çalışacağına dair 15.11.2010 tarihinde taahhütte bulunduğunu bildirilmiştir.
Davacının bu tarihte, yapı denetim yönetmeliği ek 14’te yer alan, denetçi mimar ve denetçi mühendislere ait form 12’yi imzalayarak, 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde yapılacak denetim hizmetlerinde imza yetkisine sahip olarak çalışacağı, denetçilik görevini ifa ederken başkaca mesleki ve inşaat işleri ile ilgili ticari faaliyette bulunmayacağı, aynı anda bir başka yapı denetim kuruluşunda görev almayacağına dair taahhüte bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda 15.11.2010 tarihinden itibaren, gerekli ön hazırlıkları yaparak başka bir denetim kuruluşunda görev alma imkanı bulunmadan davalı şirket bünyesinde çalıştığı kabul edilerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
3-Davacı ve davalı arasındaki diğer sorun davacının ödenmeyen ücret alacağı bulunup bulunmadığı konusundadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
Ücret kural olarak dönemsel (periyodik) bir ödemedir. Kanunun kabul ettiği sınırlar içinde tarafların sözleşme ile tespit ettiği belirli ve sabit aralıklı zaman dilimlerine, dönemlere uyularak ödenmelidir. Yukarıda değinilen Kanun maddesinde bu süre en çok bir ay olarak belirtilmiştir.
Somut olayda davacı, aylık net 1.650,00 TL ücret karşılığında çalıştığını belirterek tüm çalışma dönemi için hesaplanacak ücret alacağının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı şirket müdürü … tarafından 20.12.2010 tarihinden itibaren banka aracılığı ile davacı hesabına birkısım ödemelerde bulunulmuştur. Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin 02.03.2011 tarihinde başladığı kabul edilmekle birlikte 20.12.2010 tarihinden itibaren şirket müdürü tarafından davacı hesabına yapılan bu ödemelerin ücret alacağına ilişkin olduğu kabul edilerek talep reddedilmiştir. Davacı, şirket müdürü …’ın davalı şirketin ortağı olmadan önce … Yapı Denetim Ltd. Şti. ve … Yapı Denetim Ltd. Şti. şirketlerini kurduğunu, kendisine ait büroyu bu şirketlere kiraladığını, yapılan ödemelerin de kira bedeli olduğunu iddia etmiştir. Ayrıca bu şirketlerle imzaladığı kira sözleşmelerini ve kira ödeme çizelgelerini sunmuştur. Bu durumda davacının kira sözleşmesi imzaladığı şirketlere ilişkin ortaklarını, yönetim kurulu üyelerini ve temsilcilerini gösteren ticaret sicil kayıtları getirtilmeli, anılan sözleşmelere karşı davalıdan sorulmalı ve dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek şirket müdürü tarafından yapılan ödemelerin davalı şirket ile iş sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanan ücret alacağına ilişkin olup olmadığı tereddüte yer vermeyecek şekilde ortaya koyulmalıdır. Sonucuna göre davacının ödenmeyen ücret alacağı bulunup bulunmadığı belirlenmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı grektirmiştir.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.