YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/5804
KARAR NO : 2017/4594
KARAR TARİHİ : 06.03.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar ve feri müdahil vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı iş sözleşmesini haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin, bayram genel tatil, fazla mesai alacağ ücretinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı Savunmasının Özeti:
Davalı davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece bilirkişi raporu dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar davalılar ve feri müdahil tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
…-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların ve feri müdahilin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
…-İşçilik alacaklarının zamanaşımı konusu taraflar arasındaki diğer uyuşmazlık noktasıdır.
Zamanaşımı, alacak hakkının belli bir süre kullanılmaması yüzünden dava edilebilme niteliğinden yoksun kalmasını ifade eder. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere zamanaşımı, alacak hakkını sona erdirmeyip sadece onu “eksik bir borç” haline dönüştürür ve “alacağın dava edilebilme özelliği”ni ortadan kaldırır.
Bu itibarla zamanaşımı savunması ileri sürüldüğünde, eğer savunma gerçekleşirse hakkın dava edilebilme niteliği ortadan kalkacağından, artık mahkemenin işin esasına girip onu incelemesi mümkün değildir.
Uygulamada, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması, dava açma tekniği bakımından, tümü ihlal ya da inkâr olunan hakkın ancak bir bölümünün dava edilmesi, diğer bölümüne ait dava ve talep hakkının bazı nedenlerle geleceğe bırakılması anlamına gelir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ilkeye göre, kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmuş olması, saklı tutulan kesim için zaman aşımını kesmez, zaman aşımı, alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan miktarı için kesilir. Dava konusunun ıslah yoluyla arttırılması durumunda, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01…..2011 tarihinden sonraki uygulamada 317/… ve 319. maddeler uyarınca ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliği üzerine iki haftalık süre içinde ıslaha konu kısımlar için zamanaşımı definde bulunulabileceği kabul edilmelidir.
Somut olayda davacı … Başkanlığının hizmet alım sözleşmesi ile taşımacılık işini verdiği davalı şirket bünyesinde şoför olarak çalışmaktadır. Davalılar arasında asıl işveren-alt işverenlik ilişkisi bulunmakta olup dava konusu alacaklardan müteselsilen sorumlulukları mevcuttur. Davalılardan … şirketi ile …. Temizlik şirketi zamanaşımı definde bulunmuş olup bu defileri Mahkemece kabul edilmiş ancak asıl işveren davalı … ise zamanaşımı definde bulunmadığından Belediye yönünden zamanaşımı defi dikkate alınmamıştır. Ancak asıl işverenin sorumluluğu yasa gereği alt işverenin sorumluluğunu aşamayacağından başka bir anlatımla asıl işverenin sorumluluğu alt işverenin işçilerinin o işyerinde çalıştığı süreyle ve alt işverenin bu işçiler karşısındaki sorumluluğuyla sınırlı olmakla alacakların zamanaşımına uğradığı yönündeki defi asıl işveren Belediye yönünden de incelenmelidir. Mahkemece yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.03.2017 gününde oybirliği karar verildi.