Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/6065 E. 2017/5309 K. 14.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6065
KARAR NO : 2017/5309
KARAR TARİHİ : 14.03.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait işyerinde 28.01.2004 tarihinde çalışmaya başladığını, 15.05.2011 tarihine kadar ‘Mimlendirme ve soğutma teknikeri olarak çalıştığını, işverence işten çıkarıldığını ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ve ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta primi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek ünvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek ünvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek meslek odaları ile ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda, davacı işçi aylık net 2000 TL ücret aldığını iddia etmiş, davalı taraf davacının asgari ücretle çalıştığını savunmuştur. Davacı tanığı , farklı bir firmada davacı ile benzer işi yaptığını ve 2011 yılında net 2000 tl ücret aldığını, Davalı tanığı ise davacının asgari ücretle çalıştığını beyan etmiştir. Yapılan emsal ücret araştırmasına göre, teknikerler birliği derneği yazısında; davacının net 1600-1800 lira arasında ücret alabileceği bildirilmiştir. Davacının yaptığı işin niteliği, çalışma süresi ,emsal ücret araştırması ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde net 1600 TL ücret aldığının kabulü dosya içeriğine uygun düşecektir.
Mahkemece, gerekçede hangi ücretin esas alındığının denetime açık bir şekilde belirtilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
3-Taraflar arasında davacının yıllık izin alacağı bulunup bulunmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut olayda, davacının çalışma süresinin 28.01.2004-02.06.2011 tarihleri arasında yedi yıl dört ay beş gün olmasına göre hak kazandığı izin süresi yüz on gündür. İşveren kayıtlarına göre işçi elli altı gün yıllık izin kullanmıştır . Bu durumda kalan izin süresi ellidört gündür. Yine İşveren tarafından icra dosyasına onüç günlük maaş ücreti ve otuzdört günlük izin ücreti açıklaması ile 998,85 tl yatırıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece ise hak kazandığı izin süresinin 73 gün olduğu kabul edilerek sonuca gidilmiş olması hatalıdır. Anılan nedenle, davacının hak kazandığı yüzon günlük yıllık izin süresinden, kullanılan izin süresinin ve ödenen izin ücretinin mahsubuyla bakiye kalacak süre üzerinden yıllık izin süresinin hesaplanması gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olmuştur.
4-Davacının ücret alacağı olup olmadığı taraflar arasında diğer bir uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda, davacı mayıs ayı ücretinin ödenmediğini iddia etmiştir. Davacının mayıs ayında 13 gün çalıştığı davacı ve davalının kabulündedir. Hal böyleyken , mahkemece davacının mayıs ayından 30 günlük ücret alacağı olduğunun kabulü isabetsizdir. Mahkemece davacının aylık 1600 tl ücret aldığının kabulüyle davacının mayıs ayı ücretinin 13 gün üzerinden hesaplanması ve işverence icra dosyasına yatırılan miktarın da mahsup edilmek suretiyle ücret alacağının belirlenmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 14.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.