Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/6159 E. 2017/5212 K. 13.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6159
KARAR NO : 2017/5212
KARAR TARİHİ : 13.03.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 08.11.2000 tarihinde satış uzmanı olarak işe girdiğini, 27.04.2009 tarihine kadar çalıştığını, 2008 yılında hak etmiş olduğu satış primlerinin ödenmemesi nedeniyle 24.04.2009 tarihinde … 10. Noterliğinin 7034 yevmiye nolu ihtarnamesiyle hizmet akdini haklı sebeple feshettiğini, satış uzmanlarına yıllık satış miktarlarına göre belirlenen puanlar karşılığında her yıl Mart ayı içerisinde satış primi ödendiğini, müvekkiline bildirilen prim tablosuna göre müvekkilinin 2008 yılında %92 oranına göre prim miktarının %56’sı karşılığı prim (ücret) ödemesi hak etmesine rağmen bu primin kendisine ödenmediğini öne sürerek kıdem tazminatı ve prim (ücret) alacağının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 2008 dönemi içinde prime hak kazanmadığı için prim ödenmediğini, davacının tüm beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, davacının 08.11.2000 tarihinden istifa ettiğini, 04.05.2009 tarihine kadar tıbbi mümessil olarak çalıştığını, tıbbi mümessillerin asıl görevinin görevlendirildiği bölgede bulunan doktor ve eczanelere ilaç tanıtımı yapmak olduğunu, tanıtımlarla doğru orantılı olarak ilaç satış rakamlarının değiştiğini, ilaç satışları ecza depoları aracılığı ile yapıldığından ilaç satışlarının IMS denen şirket tarafından aylık bazda adet olarak belirlendiğini, ilaç şirketlerinin hangi tıbbi satış uzmanı vasıtasıyla kime ne kadar ilaç satıldığının tespit edilebildiğini, tıbbi mümessilin bulunduğu bölgedeki bir önceki yıl ilaç satış rakamlarına göre bir sonraki yıl hedeflerinin belirlendiğini, bu hedeflerin gerçekleşmesine göre prim ödemesi yapıldığını, tıbbi satış mümessilinin verilen hedefi %100 tutturması halinde başarılı kabul edildiğini, tüm çalışanların Mart, Haziran, Eylül ve Aralık aylarında dört periyotta hedef gerçekleştirme oranlarının belirlendiğini, prim ödenebilmesi için HGY’nin en az %90 olması, diğer koşulların gerçekleşmesi ve bölge başarısının dikkate alındığını, davacının 2008 yılı ilk 3 ayda %81,86, ikinci 3 ayda %80,48, üçüncü 3 ayda %78,37, dördüncü 3 ayda %87,67 hedef gerçekleştirdiğini, prim ödenmesi için gerekli %100 ve 90’lık başarı oranlarını yakalayamadığını, bu sebeple prim ödemesi yapılmadığını, 2008 yılı ilk 6 aylık HGY performansının düşük olması nedeniyle 07.10.2008 tarihinde savunmasının istendiğini, performans yazısında ilk 6 ayda HGY’sinin %80,48 gibi çok düşük değerlerde kalmasının sebeplerinin sorulduğunu, davacının 17.10.2008 tarihli savunmasında performansının düşük olduğunu kabul ettiğini, 2008 yılı ikinci yarısında planlamalar ve aksiyonlarla yıl sonu HGY’sini yükselteceğini belirttiğini, davacı talebinin 4857 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Davacının işverenden prim alması için başarı oranının %90’ın üzerinde olması gerektiği, IMS kayıtlarına göre davacının %90,64 başarı oranı ile prim almaya hak kazanmasına rağmen davalı işverenin prim ödemesi yapmadığı bu durumda davacının iş akdini fesihte haklı olduğu ve ıslah gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının ödenmeyen prim alacağı bulunup bulunmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Davacı, satış uzmanlarına yıllık satış miktarına göre belirlenen puanlar karşılığında her yıl Mart ayı başına kadar satış primi ödendiği, 2008 yılı çalışma dönemi için de tüm çalışanlara olduğu gibi işçiye de prim tablosunun bildirildiği ve bu prim tablosu baz alınarak 2008 yılında %92 satış oranında kapatıldığı, %92 oranına göre prim miktarının 556’sı karşılığı prim hak etmesine karşın ödeme yapılmadığını öne sürmüştür.
Davalı, bir tıbbi mümessilin sorumlu olduğu bölgedeki bir önceki yıl gerçekleşen satış rakamlarının bir sonraki yıl için bir hedef satış rakamı olarak belirlendiğini, davacının 2009 yılındaki hedef gerçekleştirme yüzdesinin 3’er aylık 4 dönemde de 2008 yılında belirlenen hedeflerin altında kaldığını savunmuştur.
Mahkemece, davacının prim ücretine hak kazanması için %90 üzerinde hedef tutturması gerektiği, ancak davacının %90,64 TL başarı oranı ile prim almaya hak kazanmasına karşın işverence prim ödemesi yapılmadığı bu nedenle işçi tarafından yapılan feshin haklı olduğu kabul edilmiş ise de yapılan araştırma hüküm kurmaya elverişli değildir.
17.12.2013 tarihli bilirkişi raporunda davalı tarafından davacıya verilen hedefler, kutu hedefi ve kutuların birim fiyatı dosyada mevcut olmadığından, davacının verilen hedefleri gerçekleştirip gerçekleştirmediğinin tespit edilemediği belirtilmiştir. Mahkemenin celbini istediği evraklara ilişkin tebligat davalıya 18.2.2014 tarihinde yapılmış olup, istenilen evraklar davalı tarafça 20.02.2014 tarihinde sunulmuştur. 24.02.2014 havale tarihli ek raporda, 20.02.2014 tarihli davalı tarafından sunulan belgeler dikkate alınmadan IMS kayıtlarında davacıya 2008 yılında verilen hedefin ilaçlara göre değişen kutu sayı bilgileri ile davalı tarafından bildirilmediği gerekçesiyle davacının belirttiği kutu birim fiyatları esas alınarak IMS kayıtlarında verilen hedef ve davacının satışı ile davalı tarafından bildirilen 2008 yılı içinde verilen hedef ve davacı satışı karşılaştırılarak davacının hedefini tutturup tutturmadığı irdelenmiştir.
20.02.2014 tarihinde davalı tarafından her bir ilaç bazında ayrı ayrı ilaç kutu hedefleri ve yine her bir ilaç bazında bu hedeflerin ne kadarının satıldığı, davacının tanıtımını yaptığı ilaçların ecza depolarına 2008 yılı itibariyle birim satış fiyatları, ürün kodu, ilaç adı, imalatçı fiyatı, kamu iskontosu düşüldükten sonraki net imalatçı fiyatı, 2008 yılı prim sistemi, 2008 yılı için şirketin belirlediği prim tablosu sunulmuş olup; IMS kayıtlarında davacıya 2008 yılında verilen hedefin ilaçlara göre değişen kutu sayı bilgileri ile davalı tarafından bildirilmediği gerekçesiyle davacının belirttiği kutu birim fiyatları esas alınarak IMS kayıtlarında verilen hedef ve davacının satışı ile davalı tarafından bildirilen 2008 yılı içinde verilen hedef ve davacı satışı karşılaştırılarak davacının hedefini tutturup tutturmadığının belirlenmesi hatalıdır.
Mahkemece konusunda uzman bir bilirkişiden 20.02.2014 tarihli davalının sunduğu belgeler de dikkate alınarak hazırlanacak denetime elverişli rapor alınmalı ve davacının 2008 yılı için ödenmeyen prim alacağı bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.
3-Taraflar arasında diğer uyuşmazlık konusu husus, işçi tarafından yapılan feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığıdır. Davacı, 24.04.2009 tarihli ihtar ile 2008 yılı satış primlerinin talep edilmesine karşın mutad uygulama gereği Mart ayı başına kadar ödenmesi gerektiği halde kendisine ödenmediğini bu nedenle 24/II-e maddesi gereği iş akdine haklı olarak son verdiğini öne sürdüğüne göre; prim alacağı olup olmadığı konusunda yapılacak araştırma sonucuna göre feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı yeniden değerlendirilmelidir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 13.03.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.