Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/6314 E. 2017/5808 K. 23.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/6314
KARAR NO : 2017/5808
KARAR TARİHİ : 23.03.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, ödenmemiş işçilik alacakları nedeniyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının istifa ettiği belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp ispatlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda iş yeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, iş yeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle ispatlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları şahit beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir. Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille ispatlaması gerekir. Bordrolarda tahakkuk bulunmasına rağmen bordroların imzasız olması halinde ise, varsa ilgili dönem banka ve tüm ödeme kayıtları celp edilmeli ve ödendiği tespit edilen miktarlar yapılan hesaplamadan mahsup edilmelidir.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
Somut olayda; davacı, hafta içi 09.00-18.00 saatleri arasında  cumartesi günleri 08.00-13.00 saatleri arasında çalıştığını, işverenin iş yoğunluğu nedeni ile günlük çalışmayı her gün en az 2 saat uzattığını, yemek molalarının dahi 15-20 dakikaya düştüğünü, iddia etmiş hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının bordrolarda yer alandan daha fazla fazla mesai yapıldığı iddiasına dayalı fazla mesai talebinin (bordrolarda tahakkuk ettirildiği halde ücret ödemelerindeki aksaklıklar sebebi ile ödenmeyen tutarlar hariç) yerinde olmadığı değerlendirilmiş Mahkemece de bu görüşe gerekçeli kararda aynen yer verilmiştir. Dosya içerisinde davalı tarafça davacıya ait bir kısım giriş-çıkış kart bilgilerini içerir kayıtlar sunulmuştur. Buna göre davacının çıkış saatinin genel itibariyle 18:00-19:00 arasında sona erdiği görülmekle , 19:00 dan sonrasına ilişkin kayıtlar da mevcuttur. Davacı delil listesinde iş yeri giriş-çıkış kayıtlarına dayandığına göre söz konusu kayıtların tamamının celbi gerekir.
Yine davacı bilikişi raporuna itirazında dinlenmeyen tanığının dinlenmesini talep etmiş olmakla bu hususta Mahkemece bir karar verilmediği görülmektedir. Davacının dinlenmeyen tanığı da dinlenerek tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilip kayıtlara dayalı dönem kayıtlara göre, kayıt olmayan dönemler ise yeni dinlenecek tanığın beyanı da dikkate alınarak yeniden değerlendirilmelidir.
Öte yandan, imzasız bordrolarda fazla çalışma tahakkuklarının olduğu görülmekle, yukarıda belirtilen esaslar çerçevesinde imzasız bordrolarda yer alan tahakkukların belirlenecek fazla çalışma alacağından mahsup edilmesi gerektiği gözetilmelidir. Eksik inceleme ile hüküm tesisi hatalı olup bozma sebebidir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.