YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7182
KARAR NO : 2017/8712
KARAR TARİHİ : 17.04.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde tanker operatörü olarak çalıştığını iş akdinin haklı sebep olmaksızın feshedildiğini, uzun süredir Aliağa bölgesi dışında çalışmaya zorlandığını, dış görevlere çıktığında istifaya zorlamak için kalacak ve barınacak yer vermeksizin dış görevde çalışmaya zorlandığını, kıdem tazminatının ödenmesi koşuluyla işi bırakmayı kabul ettiği halde işverenin tazminatsız fesih için tutanak tuttuğunu, haftanın 7 günü ancak 2,3 ayda bir 1-2 gün izin kullanarak tüm dini milli bayram genel tatillerde çalıştığını beyan ederek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının yapılan denetim sırasında akaryakıt bayiinde LPG boşaltımı yaparken baret, gözlük, eldiven takmadan boşaltım yaparak iş güvenliğini tehlikeye düşürdüğünü 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II-ı maddesi gereği haklı nedenle iş akdinin feshedildiğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu, davacının kullanmadığı, genel tatil, hafta hatili ve bir kısım mesai ücretlerinin imzalı ücret bordrolarıyla ödendiğini, yıllık iznini kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve temyiz nedenlerine göre, davalının aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı işçinin fazla mesai çalışması yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir. İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda, ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda imzalı ve fazla çalışma tahakkuku bulunan bordroların hesaplamada dışlanmadığı anlaşılmaktadır. Tahakkuk bulunan aylar dışlanarak fazla mesai ücretinin hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hesaplama yapan bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması hatalı olup davalının bu yönü kapsayan temyiz itirazları yerinde görüldüğünden bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.