YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/7741
KARAR NO : 2017/10778
KARAR TARİHİ : 11.05.2017
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının davalı yanında hizmet akdi ile çalışmakta iken 14.02.2008 tarihinde akdin feshedildiğini, davacının iş yerinde uygulanan toplu iş sözleşmesinden taraf sendikaya üye olması sebebiyle yararlandığını, davacı tarafından açılan … Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen 2008/83 esas ve 2009/85 karar sayılı “Davacının davasının kabulüne, davacının iş sözleşmesinin, 4857 sayılı İş Kanununa aykırı olarak fesih edildiğinin tespitine, fesih işleminin geçersizliğine, davacının işe iadesine, davacının, 4857 sayılı Kanunu’nda öngörülen süre içerisinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücretin, davalı işveren tarafından davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine, davacının, 4857 sayılı Kanun’da öngörülen süre içerisinde başvurusuna rağmen işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının 8 aylık ücret tutarı olarak belirlenmesine,” hükmü ile sonuçlanan kararın Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 08/06/2009 tarih 2009/21184 esas ve 2009/15898 karar sayılı ilamı ile onandığı ve kesinleşen bu kararın yerine getirilmesi amacıyla davacının, işe başlatılması istemiyle davalı belediyeye müracaatta bulunduğunu ancak öngörülen süre içerisinde davalının davacıyı işe başlatmadığını, bunun üzerine davacının iş sözleşmesinden kaynaklanan işçi alacaklarının ödenmesi için davalıya ihtar çektiğini, ihtarnamenin faks ile tebliğ edildiğini, buna rağmen işçi alacaklarının ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı ve iş sözleşmesinin feshinden mahkeme kararının kesinleştiği tarihe kadar geçen 4 aylık süreye ilişkin ücret alacağını ve yıllık ücretli izin alacağının işleyecek ilgili faiziyle birlikte talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin 14.02.2008 tarihinde feshedildiğini ve … Asliye Hukuk Mahkemesinin kesinleşmiş kararına rağmen davacının işe başlatılmadığını, ancak bu süreç içerisinde davalı kurum ile davacının arasında görüşmeler yapıldığı ve dava konusu hak ve alacakların 31.07.2009 tarihli ihtarname uyarınca davacı vekilinin banka hesabına ödenmeye başlandığını, davalı kurumun imkanlarının elverdiği ölçüde birkaç taksit halinde davacının tüm hak ve alacaklarının ödendiğini, müvekkili kurumun büyük ekonomik sıkıntılar içerisinde olmasına rağmen davacının mağduriyetini gözönünde bulundurarak hak ve alacak talebinin ödendiğini, buna rağmen bu davanın açıldığını, belirterek açılan davanını reddini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut olayda, davacının, 14.08.2009 tarihli asıl davada, 20.000 TL kıdem tazminatı, 4.000-TL ihbar tazminatı, 1,00 TL işe başlatmama tazminatı ve 1,00 TL iş sözleşmesinin feshinden mahkeme kararının kesinleştiği tarihe kadar geçen 4 aylık süreye ilişkin ücret alacağının ve 100,00 TL yıllık ücretli izin alacağının işleyecek ilgili faiziyle birlikte dava ve talep ettiği, 21.08.2009 tarihli birleşen 2009/291 esas sayılı dosyada 20.000,00 TL kıdem tazminatı, 3.000,00 TL ihbar tazminatı talep edildiği, 06.01.2010 tarihli birleşen 2010/17 esas sayılı dosyada birikmiş kıdem tazminatı faizi, 1,00 TL birikmiş ihbar tazminatı faizinin ödenmesinin talep edildiği görülmüştür.
İhbar tazminatı alacağına asıl dava tarihi, ıslah ve ek dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmiştir. Davalı daha evvel temerrüde düşürüldüğünden hüküm altına alınan faiz başlangıç tarihlerine işlemiş faiz miktarının ayrı ayrı hesaplanması gerekir. 4000 TL lik kısmın asıl dava tarihine kadarki işlemiş faizi, 1.012,99 TL, ihbar tazminatının ıslah tarihi olan 03.12.2013 kadarki işlemiş faizi, 3.000,00 TL ihbar tazminatının birleşen dava tarihi olan 14.08.2009 tarihine kadarki işlemiş faizi hesaplanıp hüküm altına alınmalıdır.
3-Dava açıldıktan sonra ödenen miktar yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi ve davacı aleyhine vekalet ücretine, yargılama giderine hükmedilmesi hatalıdır.
4-6.194,20 TL miktarlı kıdem tazminatı ödeme belgesinin dikkate alınmaması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.