YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8567
KARAR NO : 2017/21535
KARAR TARİHİ : 12.10.2017
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İTİRAZIN İPTALİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davalının çalıştığı dönemde zaman zaman hesaplarında açık olduğunu, bu konuda defalarca uyarıldığını ve savunmasının alınmaya çalışıldığını, davalının cari hesabındaki açığın müşterilerden tahsil ettiği nakit tahsilatları şirket hesabına yatırmayarak üzerinde tutmasından ve mutabakat farklarından kaynaklandığını, davalının da yapılan mutabakatlar sonucunda meydana gelen açığı kabullendiğini ve borcunu ödeyeceğini şirkete bildirdiğini, davalının borcunu süresi içinde ödemediğini, dolayısı ile davalı ile ipotek veren aleyhine … 16. İcra Müdürlüğünde 2013/7571 esas sayılı dosya ile takip açıldığını, borçlulara ödeme emri gönderildiğini, davalı tarafından ödeme emrine itiraz edilmesi nedeniyle haksız olarak icra takibinin durdurulduğunu, davalının borca itirazının haksız olduğu gibi faize de olan itirazının haksız ve yersiz olduğunu, tüm bu sebeplerle davalı-borçlunun itirazının iptaline ve takibin bu miktar üzerinden devamına iptal edilen miktarın %20’den az olmamak üzere tazminat ödetilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Savunmasının Özeti:
Davalı vekili; müvekkilinin davacı işyerinde satış elamanı olarak işe başladığını, işe başladığı dönemde bulduğu işi kayıp etmemek için işverenin kendisinden istemiş olduğu teminatları kabul etmek zorunda kaldığını, davalı şirketin genel uygulama olarak davalı dahil tüm personelinden işe ilk girdikleri tarihten itibaren yüksek tutarlı teminatlar alındığını ve daha sonra davacı tarafından bu personeller aleyhine kötü niyetli olarak kullanıldığını, müşterilerden tahsil edilemeyen veya batan paraların davalı gibi çalışanlardan tahsil edilmeye çalışıldığını, bu nedenle de davacının kötü niyetli olduğunu, davalının açığı veya tahsil edip de şirkete yatırmadığı borcunun bulunmadığını, davalı tarafın tespit etmiş olduğu tutarın borcunu ödemeyen müşterilere ait olduğunu, davalının müşterilerini icra takibine koymayıp çalışanı olan davalıdan tahsil yoluna gittiğini, müvekkili hakkında açılmış olunan itirazın iptalinin davasının reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20 den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, gayrimenkul üzerine konan 150/c şerhinin kaldırılmasına yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalının takip dosyasına itirazının haksız olduğu belirtilerek davanın karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Taraflar arasında davalı hakkında başlatılan takibin haklı olup olmadığı uyuşmazlık konusudur.
Davacı taraf davalının çalışma süresi boyunca müşterilere sattığı malların karşılığını firmaya iade etmediğini, sürekli açık verdiğini, uyarılara rağmen bu durumun devam ettiğini, borcu hakkında muvafakatname vermesine rağmen gereğini yerine getirmediğinden icra takibi yapıldığını ileri sümüştür. Davalı taraf ise; takibin haksız olduğunu, davacı firmanın müşterilerinden tahsil edemediği miktarların sorumluluğunu çalışanlara çıkardığını, işe girerken verilmek zorunda bırakılan ipoteğin baskı aracı olarak kullanıldığını ileri sürmüştür.
Mahkemece yapılan araştırma sonucu davanın kabulüne karar verilmişse de yapılan araştırma yetersiz niteliktedir.
Yargılama sırasında hukukçu bilirkişiden alınan rapor içeriğinde, dosya evraklarına göre değerlendirme yapılmış ve zararın oluşumu nedeninin araştırılması gerektiği bildirilmiştir. Sonrasında mali müşavir bilirkişiden alınan ikinci raporda ise, işyerinde inceleme yapıldığı belirtilmiş ve gerekli evrakların dosyaya alındığı ifade edilse de incelemenin esas olarak işyeri yetkilisinin yönlendirmesi ve sunduğu belgelere göre yapıldığı, örneğin davalının sadece sıcak satış yapan kişi olduğunun neye göre tespit edildiğinin ortaya konulmadığı gibi çalışma süresinin yaklaşık son bir yılında, davalının müşteriler ile olan hesaplarında mutabakat sağlanmadığı gerekçesi ile zararı davalıya ait olduğu belirtilen miktarların ne şekilde tespit edildiğinin gerekçelendirilmediği, ilgili müşterilere ilişkin cari hesap kayıtlarının ne şekilde irdelendiğinin açıklanmadığı, davalı tarafın batık müşterilerin zararlarının plasiyerler üzerine yıkıldığı veya kotayı tutturabilmek için plasiyer üzerine toplu satış yapıldığı iddiaları ile davalı tarafça Levent Güdek isimli çalışanın benzer iddialar içeren ceza dosyasındaki bilirkişi raporunda ifade edilen, davacı işyeri kayıtlarında tutarsızlıklar olduğundan kayıtlarına itibar edilemeyeceği tespitinin irdelenmesi gerekmesine rağmen raporda bu hususlara rastlanılmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş, konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden davacı işyerinde inceleme yaptırmak suretiyle denetime elverişli rapor alınarak, tarafların takip konusu alacak hakkındaki iddiları hakkında yukarıda açıklanan eksiklikleri gidermek suretiyle sonuca ulaşmaktan ibarettir. Eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12/10/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.