Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/8573 E. 2017/21536 K. 12.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8573
KARAR NO : 2017/21536
KARAR TARİHİ : 12.10.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalı işyerinde uzman yardımcısı sıfatıyla 15.09.2008-16.04.2012 tarihleri arasında çalıştığını, ücretinin dışında ayrıca ikramiye ödendiğini, önceki yıllara ilişkin ikramiyeleri ödendiği halde 2012 yılı çalışmaları karşılığı ikramiyesinin ödenmediğini, iddia ederek alacak talebinde bulunmuştur.
Davalı Savunmasının Özeti:
Davalı vekili; davacının dava dilekçesinde bahsetmiş olduğu ikramiyenin Yönetim Kurulu tarafından prim olarak adlandırıldığını, prim ödenip ödenmemesinin ve ne miktar ödenmesi gerektiğinin de yine yönetim kurulunca belirlendiğini, Yönetim Kurulunun 31.01.2013 tarihli kararında 2012 yılında işten ayrılan personele 2012 yılı priminin ödenmemesi yönünde karar alındığını, bu sebeplerle davacının ikramiye adı altında talep ettiği, ancak işyeri yönetmelik hükümlerine göre prim alacak iddiasının akdi dayanağının bulunmadığını, kaldı ki işten ayrılışında imzaladığı ibraname ile de işyerine herhangi bir hak ve alacağının kalmadığını beyan eden davacının alacak iddiasının yerinde olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, tespit olunan ödeme şekline göre davacının iddia ve talebi 2012 yılında ödenecek 2011 yılı ikramiyesi olduğundan bu iddia ve talebi ile bağlı kalınarak 2011 yılı 12 aylık ikramiye alacağının hesaplandığını, 2012 yılındaki 3.5 aylık çalışması karşılığı ikramiye alacağının talebi içinde yer almadığından hesaplanmadığını, davacının 2011 yılında hak kazandığı ikramiye alacağı olan 10.850,00 TL’den 7.900,00 TL ödemenin mahsubu ile bakiye 2.950,00 TL ikramiye alacaklısı olduğu şeklinde karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,
2-Taraflar arasında davacının davalı işyerindeki çalışmasının sona ermesi ardından ikramiye alacağı bulunup bulunmadığı uyuşmazlık konusudur.
Davacı taraf dava dilekçesinde, davalı işyerindeki çalışmasının 16.04.2012 tarihinde sona erdiğini, davalı işyerindeki çalışmasına ilişkin 01.01.2012 tarihi ile işten ayrılma tarihi olan 16.04.2012 tarihi arasındaki ikramiye bedelleri dışındaki tüm alacaklarını tahsil ettiğini, ancak söz verilmesine rağmen belirtilen döneme ilişkin ikramiye bedelinin ödenmediğini ifade etmiştir.
Davacı taraf, hem dava dilekçesinde hem de dava açılmadan önce davalıya gönderdiği ihtarnamede, talebinin 2012 yılındaki çalışması karşılığı hakkettiği ikramiye alacağı olduğunu belirtmesine karşın, Mahkemece hatalı değerlendirme ile talebin 2011 yılı çalışması karşılığı hakkettiği ikramiye alacağı olduğu tespiti yapılmış ve dosya kapsamına uygun olmayan hesaplama ile hüküm kurulmuştur.
Dava dilekçesinin olaylar kısmının üçüncü ve dördüncü maddesi içeriğinde çok açık şekilde ifade edildiği üzere, davacının talebi 2012 yılındaki çalışması karşılığında hakettiği ikramiye alacağından ibarettir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise, 2011 yılı çalışması karşılığı için hesaplamanın 2,5 aylık ücret üzerinden yapıldığı, buna göre ödenen miktarın mahsubu ile bakiye miktar tespit edilmiştir.
Dosya kapsamından, davacının talep ettiği ikramiye ödemesinin işyeri uygulaması olduğu, 2011 yılı çalışma karşılığı davacıya 2012 Şubat ayı bordrosu içinde brüt 7.900,00 TL ikramiye ödemesi yapıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre, davalı tarafça ileri sürülen Yönetim Kurulunuun 2013 yılında, 2012 yılında işten ayrılanlara ödeme yapılmayacağı kararını alması davacı açısından sonuç doğurabilecek nitelikte değildir. Davacının 2012 yılındaki çalışması karşılığında hakkettiği ikramiye alacağı ödenmelidir.
Davacı tarafın dava dilekçesinde, 2012 yılı çalışması karşılığı olan ikramiye alacağı dışındaki tüm alacaklarını tahsil ettiğini ifade etmesinden, 2011 yılı ikramiye alacağı hesabına itirazı olmadığı anlamı çıkmaktadır. Bu sebeple ödenmesi gereken ikramiye miktarı hesaplanırken, 2011 yılı çalışması karşılığında davacıya ödenmiş ikramiyenin hesaplanma şekli esas alınmalıdır.
Davacının ikramiye alacağına ilişkin talebi hakkında Mahkemece yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.10.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.