Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/8629 E. 2017/21388 K. 11.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8629
KARAR NO : 2017/21388
KARAR TARİHİ : 11.10.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı sebep olmadan feshedildiğini belirterek kıdem, ihbar tazminatı ve birkısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin İş Kanuni 25/2. madde gereğince haklı sebeple feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
Somut olayda, mahkemece, davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiği iddiasının davalı tarafından ispatlanamadığı, feshin son çare olma ilkesine uyulmadığı gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatı alacakları hüküm altına alınmıştır. Ancak, tanık beyanları, savunmalar, CD görüntü kayıtları, satış stok raporları ve tüm dosya kapsamına göre mağaza müdürü olarak çalışan davacının birkısım ürünleri kasadan geçirmeden müdüriyete koyarak evine götürdüğü, yine aldığı pahalı ürünlere ucuz ürünlerin barkotunu yapıştırtarak ödeme yaptığı anlaşılmaktadır. Bu durumda doğruluk ve bağlılığa aykırı davranışları nedeni ile haklı sebeple iş sözleşmesinin feshedildiği kabul edilerek kıdem ve ihbar tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-Davacı ve davalı arasındaki diğer uyuşmazlık davacının ücretinden yapılan dernek aidat kesintilerinin iadesi gerekip gerekmediği konusundadır.
Davacı vekili, davalı işverenin kurduğu dernek vasıtası ile çalışanların ücretlerinden düzenli olarak kesinti yaptığını, sözleşme sona ermesine rağmen ödeme yapılmadığını belirterek yapılan kesintilerin iadesini talep etmiştir. Mahkemece, davacının onayı alınmadan aidat kesintisi yapıldığından bilirkişi tarafından hesaplanan miktar hüküm altına alınmıştır.
Ancak davacının dernek üyeliği bulunup bulunmadığı ve bu yöntemle kesinti yapılmasına onay verip vermediği araştırılmadan karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Ayrıca, ıslahla artırılan ve taktiri indirim yapılarak hesaplanan fazla mesai ve haftta tatili ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasından sonra anılan alacak kalemleri yönünden fazlaya dair talebin reddine karar verilmesi gerekirken bu alacaklar yönünden fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine 11/10/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.