Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/8631 E. 2017/21389 K. 11.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/8631
KARAR NO : 2017/21389
KARAR TARİHİ : 11.10.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait ticari takside şoför olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı tarafından haklı sebep olmadan feshedildiğini belirterek kıdem, ihbar tazminatı ve birkısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda, Mahkemece, davacı tanıklarından …’in aynı nitelikte davası bulunması nedeni ile tanık …’ın beyanına itibar edilmesi gerektiği, davacının araçta yalnız başına çalıştığı, tanıkların görgüye dayalı bilgisi olmadığı gerekçesi ile fazla mesai ücreti alacağının reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden davacının, günlük kazancı üzerinden kilometre başına sabit bir ücreti işverene ödeyerek çalıştığı, araç giderlerinin davalı tarafından karşılandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının aylık ücret miktarı tam olarak bilinemeyecektir ve yaptığı fazla çalışmalardan işveren payının çıkarılması durumunda kendisi de istifade edecektir. Aynı durakta çalışan tanık …’ın beyanına göre davacının haftada altı gün 15:00-02:30 saatleri arasında çalıştığı anlaşılmaktadır.Hal böyle olunca, kanuni ara dinlenme süreleri dışlandıktan sonra fazla çalışma alacağının %50 zamlı kısmının hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11/10/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.