Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2017/9520 E. 2017/18367 K. 19.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/9520
KARAR NO : 2017/18367
KARAR TARİHİ : 19.09.2017

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 31/03/1998 – 04/09/2014 tarihleri arasında işyeri hekimi olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin haksız ve usulsüz bir şekilde feshedildiğini ve çalıştığı sürece yıllık ücretli izin haklarını kullanmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … vekili, davacının müvekkil işyerinde 657 sayılı kanuna dayalı olarak memur statüsünde çalıştığını, geçici görevlendirme ile işyeri hekimliği görevini yürüttüğünü, bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamayacağını, davacının izin haklarını 657 sayılı DMK kapsamında kullandığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
A-Davacı temyizi yönünden;
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının hizmet süresinin başlangıcı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Somut uyuşmazlıkta, davacının 31/03/1989 yılından itibaren davalı işyerinde çalıştığı davalının da kabulünde olup dosyaya sunulan işyeri kayıtlarından da davacının 31.03.1989 tarihinden beri işyerinde çalıştığı anlaşılmaktadır. Buna karşın davacının 31.03.1998 tarihinden itibaren davalı iş yerinde çalıştığının kabulü ile alacakların hüküm altına alınması hatalıdır.
B-Davalı temyizi yönünden;
1-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır. Bu konuda ispat yükü üzerinde olan işveren, işçiye yemin teklif edebilir.
Somut uyuşmazlıkta , davalı vekilince, dosyaya bir kısım işçi imzalı yıllık izin istek formları sunulduğu anlaşılmaktadır. Bu halde mahkemece, hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında, davacı asil dinlenilerek, izin talep dilekçelerinde belirtilen izinlerin kullandırılıp kullandırılmadığı yönünde beyanı alınmalı ve neticeye göre yıllık izin ücreti alacağında bir sonuca gidilmelidir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19/09/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.