YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/15833
KARAR NO : 2019/1135
KARAR TARİHİ : 17.01.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshettiğini ileri sürerek, kıdem,ihbar, yıllık izin, bayram genel tatil, hafta tatili,fazla mesai alacağını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının işyerinden ayrılırken kasadaki 16.000,00 TL tutarındaki parayı yanında götürdüğü gerekçesiyle feshin haklı olarak yapıldığını, davacının da zararlarının tazmini için senet imzaladığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, Dairemizce araştırmaya yönelik yapılan bozma ilamına uyularak toplanan deliller ve bilirkişi raporuna doğrultusunda yazılı gerekçe ile davanın kısmen kablüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere, kararın bozmaya uygun olmasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesi uyarınca hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir (Hukuk Genel Kurulu – 2007/14-778 esas, 2007/611 karar sayılı ilamı).
Somut olayda, bozma sonrası Mahkemece davacının kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, ulusal bayram ve genel tatil ve hafta tatili alacaklarına ilişkin talepleri hakkında Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.02.2012 tarih, 2012/13-747 Esas, 2012/84 Karar sayılı ilamında ve Dairemizin emsal kararlarında belirtildiği gibi, Yargıtayca bozulan karar, sonraki kararın eki niteliğinde değildir. Bozma ile birlikte önceki hüküm ortadan kalkarak hukukî geçerliliğini yitirir. Mahkemece bozulan karara atıf yapılarak yeni hüküm oluşturulamaz. Bozmadan önceki ve bozmadan sonraki kararlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 297. maddeye uygun olmalıdır.
Öncelikle, Mahkemece davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığının kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de; hüküm fesih yönünden araştırmaya yönelik olarak bozulmuş olduğundan kıdem ve ihbar tazminatı yönünden önceki hükmün kesinleştiğinden söz edilmesi hatalı olduğu gibi Mahkemece yukarıdaki kanuni düzenlemeler ve ilkeler dikkate alınmaksızın, bozma nedeni yapılmayan alacak kalemleri hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde hüküm oluşturulması da hatalı olmuştur.
Açıklanan nedenler ile mahkemece yeniden hüküm tesis edilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.01.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.