Yargıtay Kararı 22. Hukuk Dairesi 2019/109 E. 2019/1479 K. 21.01.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 22. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/109
KARAR NO : 2019/1479
KARAR TARİHİ : 21.01.2019

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davanın belirsiz alacak davası olduğunu, davacının işçilik alacaklarının ödenmemesi sebebiyle iş sözleşmesini feshettiğini beyan ederek kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücret alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, talep edilen alacaklar bakımından davanın belirsiz alacak davası olarak açılması sebebiyle hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usûlden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından temyizi üzerine Dairemizce sair temyiz itirazları reddedilerek;
“Davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı şüphesizdir. Fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacakları yönünden, davacı haftada kaç saat fazla çalışma yaptığını, hangi genel tatil ve hafta tatillerinde çalıştığını belirleyebilmekte ise de hakimin hesaplanan miktardan hangi oranda takdiri indirim yapacağını bilebilecek durumda değildir. Bu sebeple; fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacakları belirsiz alacak davasına konu edilebilir. Uyuşmazlık konusu kıdem tazminatı ve ücret alacağı bakımından, talep içeriğinden açıkça anlaşıldığı üzere, davacı çalışma süresini, en son ödenen ücreti, alması gerektiğini iddia ettiği aylık ücret miktarını belirleyebilmektedir. Tazminat hesaplamasına esas alınacak aylık ücrete ek para veya parayla ölçülebilen sosyal menfaatleri de belirleyebilecek durumdadır. Bu halde kıdem tazminatı ve yıllık izin alacağı belirsiz alacak değildir. Saptanan bu durum karşısında bu alacaklar yönünden belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığından Mahkemece bu yönde yapılan tespit ile ilgili olarak verilen usulden ret kararında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak dava konusu edilen alacakların gerçekte belirlenebilir olmaları ve belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceklerinin anlaşılmasına göre kıdem tazminatı ve yıllık izin alacağı yönünden hukuki yarar yokluğundan doğru bulunmuştur.
3-Dava açılırken işverenin kayıtları ile şahit anlatımlarına delil olarak dayanılarak fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsili talep edilmiştir. Yargılama sürecinde bu alacak kalemleri açısından da hukuki yarar yokluğundan usulden red kararı verilmiştir. Anılan alacak kalemlerinin miktarının belirlenmesi dinlenecek tanıkların beyanları ve yapılacak yargılama neticesinde toplanacak delillerle mümkün hale geldiği gibi söz konusu alacak bakımından hakimin takdiri indirim yapabileceği ve bunun önceden bilinmesi mümkün olmadığından bu alacaklar belirsiz kabul edilmelidir. Bu sebeple fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram genel ücreti bakımında belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunduğu kabul edilerek işin esasına girilip oluşacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken davanın yazılı gerekçe ile fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücret alacakları bakımından hukuki yarar yokluğundan reddedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile bozma kararı verilmiştir.
Bozmaya uyan Mahkemece, yapılan araştırma ve inceleme sonucunda aldırılan bilirkişi raporuna itibarla asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı noktasında toplanmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada gözönüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Somut olayda ; fazla mesai açısından, davacı dava dilekçesi ile yaz mevsiminde haftanın 7 günü 07:00 – 22:00 saatleri arasında çalıştığını, yine haftanın 5 günü çalışmasının 24:00’a kadar sürdüğünü; kış mevsiminde ise 07:00 – 18:00 saatleri arasında çalıştığını, bu dönemde de haftanın 5 günü 22:00’a kadar çalışmasının uzadığını belirtmiştir. Dinlenen her iki davacı tanığı da yaz mevsiminde haftanın 7 günü 07:00 – 23:00/24:00 saatleri arasında çalıştıklarını onbeş günde bir hafta tatili yaptıklarını, kış mevsiminde ise ortalama üç ay 07:00 – 18:00 saatleri arasında çalıştıklarını ifade etmişlerdir.
Mahkemece fazla mesai talebinin reddine karar verilmiş ise de bu konuda mahkeme kararında herhangi bir gerekçe gösterilmemiştir. Davacı, tanık beyanları ile fazla çalışma saatlerini ispat etmiş olup davalı bu konuda herhangi bir yazılı belge sunmamıştır. Bu nedenlerle; davacı tanıklarının çalıştıkları dönemle sınırlı olmak üzere ortalama beyanları ve davacının talebi de gözetilerek davacının yaz mevsiminde haftanın 7 günü 07:00 da iş başı yapıp haftanın 5 günü ortalama 23:00′ a kadar diğer 2 gün ise 22:00′ a kadar çalıştığının , on beş günde bir hafta tatili yaptığının; kış mevsiminde ise yani yılın üç ayı 07:00 – 18:00 saatleri arasında çalıştığının ispat edildiği göz önüne alındığında ara dinlenme süreleri de düşülmek suretiyle hesaplama yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.01.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.