Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/10006 E. 2016/8750 K. 12.10.2016 T.

Yayınlanma Tarihi: 14.12.2023 11:40


YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10006
KARAR NO : 2016/8750
KARAR TARİHİ : 12.10.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK'nın 157/1, 62, 52, 51 maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ve 80 TL adli para cezası

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın kendisini fahri konsolos olarak tanıttığı, nato gemilerine yiyecek tedarik işlerini kendisinin yaptığını, bu işi kendisine verebileceğini, aylık 4.000 Euro maaş alabileceğini söylediği katılandan nüfus cüzdan fotokopisi ile bazı banka belgeleri vs. aldığı, daha sonra masraflar için olduğunu belirterek 2.000 TL parayı katılandan peyderpey aldığı, sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunduğu olayda,
Sanığın tevil yollu ikrar içeren savunması, katılan beyanı, tanık anlatımları, banka dekontları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın, katılandan çeşitli masraflar adıyla farklı zamanlarda para talep ettiği ve bu şekilde katılandan toplamda 2.000 TL aldığının iddia ve kabul olunamsı karşısında, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda katılana karşı aynı suçu birden fazla kez işlemesi nedeniyle TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
1- Temel adli para cezası belirlenirken 120 gün olarak belirlenip daha sonra indirimlerin 5 gün üzerinden yapılarak hükümde çelişki oluşturulması,
2- Suç tarihinde 65 yaşını doldurmuş ve adli sicil kaydına göre suç tarihi öncesinde hükümlülüğü bulunmayan sanık hakkında, hükmedilen kısa süreli hapis cezasının TCY'nın 50/3.maddesi uyarınca aynı maddenin 1.fıkrasındaki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun'un 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.