Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/10287 E. 2016/10685 K. 14.12.2016 T.

Yayınlanma Tarihi: 18.12.2023 09:03


YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10287
KARAR NO : 2016/10685
KARAR TARİHİ : 14.12.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nın 157/1, 62, 52/2, 53/1 maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanın cezaevinde tutuklu bulunan kızının soruşturması için avukat araştırdığı sırada temyiz dışı sanık ... tarafından sanık ...'la tanıştırıldığı ve sanığın kendisini avukat olarak tanıttığı, bir miktar para aldığı ve sonrasında katılanın; sanığın avukat olmadığını öğrendiği gibi sanığa ulaşamadığı ve parasını da alamadığı iddia edilen olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre mahkemenin suç vasfına ve sübuta yönelik kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın sair tamyiz itirazlarının reddine ancak;
1)02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin (b) bendine eklenen 6. alt bendi ile TCK'nın 157. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması ve bu düzenlemenin sanık lehine olması karşısında; söz konusu kanun değişikliğine göre, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2)Kabule göre de;
a)Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 180 gün olarak tayin edilmesi,
b)TCK'nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda uygulanmasının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmekle beraber, TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kararın CMUK'nın 325. maddesi gereğince dolandırıcılık suçundan hakkında mahkumiyet kararı verilen ancak hükmü temyiz etmeyen sanık ...'a sirayetine, 14/12/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.