Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/10317 E. 2016/10596 K. 12.12.2016 T.
Yayınlanma Tarihi: 18.12.2023 10:53
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10317
KARAR NO : 2016/10596
KARAR TARİHİ : 12.12.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK'nın 157/1, 35/2, 62, 52, 53 maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis ve 7.500,00 TL adli para cezası, hak yoksunluğu
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihinde sanık ..., Kayseri'de yaşayan asker arkadaşı şikayetçi ...'i arayarak köyde yaşayan birinin bir küp altın bulduğunu, bu şahsın işini bilmediğini, toplam 6572 tane altın bulduğunu, bu altınları kendisine 70.000 TL'ye vereceğini söylemesi üzerine bu altınları almak amacıyla Kayseri'den Aydın'a gelen şikayetçiye olay tarihinde sanık tarafından iki adet numune olarak altının gösterildiği, bir gün sonra şikayetçiden parayı alacakken kolluk güçlerinin olayı farkına varmasıyla eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı, bu şekilde sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda;
Savunma, şikayetçi anlatımı, yakalama tutanağı, şikayetçi ve sanık arasındaki yazışma suretleri ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin (b) bendine eklenen 6. alt bendi ile TCK'nın 157. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması ve bu düzenlemenin sanık lehine olması karşısında; söz konusu kanun değişikliğine göre, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 600 gün olarak tayin edilmesi,
3-TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 53/1-c bendindeki “velayet hakkından; vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan" yoksunluğun sanığın sadece kendi altsoyu yönünden koşullu salıverme tarihine kadar süreceği, altsoyu haricindekiler yönünden ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
4-TCK'nın 53/1. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda uygulanmasının zorunluluğu
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.12.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.