Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/10374 E. 2016/10697 K. 14.12.2016 T.

Yayınlanma Tarihi: 18.12.2023 09:28


YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10374
KARAR NO : 2016/10697
KARAR TARİHİ : 14.12.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : TCK'nın 157/1, 52/2, 53/1, 58/6. maddeleri gereğince 1 yıl hapis ve 1.000 TL adli para cezası


Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın, katılanın sahibi olduğu “Çolakoğlu Spor Giyim” isimli iş yerine giderek arkadaşına bir takım elbise almak istediğini söylediği, beğendiği takım elbisenin 140 TL olduğu, sanığın yurt dışından geldiğini ve Euro cinsinden parası olduğunu, ancak bozduracak zaman bulamadığını söyleyip 500 İsviç Kronu verdiği, katılanın da parayı Euro üzerinden Türk Lirasına çevirdiği ve sanığa 1.070 TL verdiği, sanığın parayı sayarken 100 TL eksik olduğunu söylemesi üzerine katılanın 100 TL daha verdiği, katılanın sanıktan aldığı parayı toptancıya verdiğinde paranın Euro olmadığını anladığı, sanığın bu şekilde atılı dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan olayda;
Sanığın tevilli ikrar içeren savunmaları, katılan beyanı, teşhis işlemi ve tüm dosya kapsamından sanığın hileli hareketlerle haksız menfaat elde ettiği anlaşıldığından dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine eklenen 6. alt bendi ile TCK'nın 157. maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması ve bu düzenlemenin sanık lehine olması karşısında; söz konusu kanun değişikliğine göre, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Kabule göre de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 50 gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14/12/2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.