Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/10497 E. 2016/9607 K. 14.11.2016 T.

Yayınlanma Tarihi: 31.12.2023 10:04


YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10497
KARAR NO : 2016/9607
KARAR TARİHİ : 14.11.2016

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz senedi kullanmak
HÜKÜM : TCK'nın 156/1, 62, 52, 51. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası, erteli, 1 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına.

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Katılanın, sanığın getirmiş olduğu ipliklerin dokuması işini yaptığı, sanığın katılana vermiş olduğu ipliklerin teminatı için katılandan 12.000 TL bedelli bir adet bono aldığı, iş bitiminde katılanın sanıktan bonoyu istemesine rağmen vermediği, sanığın Saim Bodur isimli şahsa ciro ederek katılan aleyhine icra takibi yapıldığı, bu şekilde sanığın bedelsiz senedi kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda;
1-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 05/02/2013 gün ve 2012/11-1086 Esas ve 2013/40 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, bedelsiz senedin kullanıldığını iddia eden kişinin bunu yazılı delille ispatlaması gerektiği dikkate alınarak ve katılanın da, senedin teminat olarak verildiği ve senedin bedelsiz kaldığına ilişkin yazılı bir delil sunamadığı anlaşılmakla, suçun unsurlarının oluşmadığı ve sanığın mahkumiyetine yeter kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçeleriyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a, e maddeleri kapsamında sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarih ve 2007/10-108 E.,2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 60 gün olarak tayin edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun'un 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.11.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.