Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/10567 E. 2016/10807 K. 15.12.2016 T.

Yayınlanma Tarihi: 18.12.2023 10:30


YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10567
KARAR NO : 2016/10807
KARAR TARİHİ : 15.12.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Sanık hakkında iki kez TCK'nın 157/1, 62 ve 52. maddeleri gereğince hapisten çevrili 6.000 TL adli para cezası ve doğrudan verilen 80 TL adli para cezası ile mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın gazete ilanı ile kurs açıp gemi adamı cüzdanı vereceği vaadiyle katılanları kandırıp menfaat temin ettiği anlaşıldığından, dolandırıcılık eylemini gazete ilanı yoluyla işlediğinin iddia ve kabul olunması karşısında, eylemin temas ettiği TCK'nın 158/1-g maddesinde düzenlenen basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320. sayılı Kanun'un 6723. sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15/12/2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.








KARŞI OY

5237 sayılı TCK'nın 157/1. maddesinde Dolandırıcılık suçu: “ Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararını olarak, kendisine veya başkasını yarar sağlamak...” şeklinde tanımlanmıştır.
Aynı Kanun'un 158/1-g maddesinde ise, basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle suçun işlenmiş olması nitelikli hal sayılmıştır.
Bu nitelikli halin uygulanabilmesi için, basın ve yayın araçlarının dolandırıcılık suçunun işlenmesinde özel bir kolaylık sağlaması gerekir. Başka bir anlatımla suçun unsuru olan mağduru aldatmaya elverişli hileli davranışların ilanda yer alması ve hile teşkil eden hususların mağdurun aldatılmasında etkili olması gerekir. İlanı gören ve okuyan suç mağdurunun ilana güvenerek sanık veya başkasına yarar sağlamalıdır.
Gazeteye verilen ilanın sadece sanıkla mağdurun buluşmalarını sağlayacağı, sanığın buluşmadan sonra telefonda veya yüz yüze mağdurla yaptığı görüşmelerde hileli davranışlarını sergilemesi halinde bu nitelikli halin uygulanmayacağı hususunda yüksek Yargıtay 11. ve 15. Ceza dairelerinin içtihatları bu yönde olup, yerleşmiş uygulama da bu şekildedir.
Sanığın gazete ilanıyla kurs açıp gemi adamı cüzdanı vereceği vaadiyle katılanları kandırıp menfaat temin etmek suretiyle katılanları dolandırdığı olayda;
İlanı içeren gazete nüshasının elde edilip bir örneğinin dosyasına konulmamış olması, katılanların beyanlarına göre gazetedeki ilanı görüp bu ilanla yetinmeyerek sanıkla telefonla ve yüz yüze görüşmeleri sırasında sanığın katılanlara yönelik hileli söz ve davranışları gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; gazeteye verilen ilanda mağdurları aldatmaya yönelik hileli bir davranışın yer alıp almadığının belirlenemediği, ilanın mağdurlarla sanıkları buluşturmaya yaradığı, sanıklar tarafından dolandırıcılık suçunun unsuru sayılan tüm hileli davranışların ilandaki telefonu arayan mağdurların sanıklarla buluşmasından sonra sergilenmiş olması karşısında, ilanın mağdurların aldatılmasında etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla; sanığın katılanlara yönelik eyleminin TCK'nın 157/1 maddesinde tanımlanan basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı ve görevli mahkemenin de Asliye Ceza Mahkemesi olduğundan hükümlerin onanması gerekirken, eylemin aynı kanunun 158/1-g bendinde yazılı nitelikli halini oluşturduğundan bahisle ağır ceza mahkemesinin görevli olduğundan bahisle hükümlerin bozulmasına dair çoğunluk görüşüne karşıyım. 15/12/2016