Yargıtay Kararı 23. Ceza Dairesi 2015/10636 E. 2016/10394 K. 06.12.2016 T.
Yayınlanma Tarihi: 18.12.2023 09:11
DAİRE : 23. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/10636
KARAR NO : 2016/10394
KARAR TARİHİ : 06.12.2016
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : TCK'nın 155/1, 50/1-a, 52/2, 52/4 maddeleri gereğince 7.300 TL adli para cezası ve 2.000 TL adli para cezası
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Olay tarihinde sanığın katılan ... ile birlikte bulundukları sırada katılandan görüşme yapmak amacıyla ödünç olarak cep telefonunu aldığı ve uzaklaşarak 15 dakika sonra geldiği, sonrasında katılana cep telefonunu vereyim diyerek cebine baktığında telefonu düşürmüş olduğunu söylediği, bu suretle sanığın güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda;
O yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın, katılandan bir telefon görüşmesi yapıp iade etmek üzere aldığı cep telefonunu geri vermemesi şeklinde sübut bulan eylemi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12/06/2012 tarih ve 2011/15-440 esas, 2012/229 sayılı kararında da belirtildiği üzere, zilyetliğin devredilmemiş olması nedeniyle TCK'nın 141/1. maddesinde öngörülen hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-02/12/2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253. maddesinin (b) bendine eklenen 5. alt bendi ile TCK'nın 141. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunun uzlaştırma kapsamına alınmış olması ve bu düzenlemenin sanık lehine olması karşısında; söz konusu kanun değişikliğine göre, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bu sebeplerden dolayı 5320. sayılı Kanun'un 6723. sayılı Kanun'un 33. maddesi ile değişik 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/12/2016 tarihinde oy birliği ile karar verildi.